AĞAÇLARDA GÜBRELEME

GÜBRE NEDİR
Gübre: İçerisinde bir veya birkaç bitki besin maddesini bir arada bulunduran bileşiklere denir.
Gübreleme: Gübrelerin toprağa veya doğrudan doğruya bitkiye verilmesi işlemine denir.
Tüm canlılar gibi bitkiler de büyümeleri, gelişmeleri ve diğer canlıların ihtiyaç duyduğu ürünleri üretebilmeleri için gelişme ortamlarından (toprak ve atmosfer) bazı maddeleri almak mecburiyetindedirler. Bitkilerin gelişme ortamlarından aldıkları maddelere bitki besin maddesi adı verilir.
Zamanla fakirleşen veya bünyesinde gerekli bitki besin maddelerini yeterince içermeyen topraklarda, bitkilerin gelişme için gerek duyduğu bitki besin maddeleri tam karşılanamadığından, eksik olan bitki besin maddeleri gübrelemeyle toprağa kazandırılır.
Bitki besin maddelerinin gelişme ortamından alınma mekanizması, bitki bünyesinde taşınması, güneş enerjisi, havanın karbondioksiti ve topraktan alınan su ile birlikte bitki bünyesinde oluşan bir seri metabolizma olayları sonucunda ürünün meydana gelmesini inceleyen bilim dalı bitki beslemedir. Önemli olan bitkilerin dengeli beslenmesi, yüksek ve kaliteli ürün vermesidir.
Gübrelerin sınıflandırılması
1. Organik Gübreler: Bitki besin elementlerini organik biçimde içerenlerdir. Ör. Ahır (Çiftlik) gübresi, yeşil gübreler vb.
Ahır (Çiftlik) Gübresi: Az miktarda besin maddesi ihtiva etmesine rağmen fonksiyonu itibariyle toprağın fiziki yapısını düzeltmek bakımından büyük önem taşır. Toprağın fiziki yapısı denilince toprak zerrelerinin ebadı, kalitesi, havalanması, su tutması, kısaca iyi bir tohum yatağı özelliği taşıması anlaşılır. Ziraatta bu özellikleri bakımından iyi olan topraklar, fevkalade önemlidir ve en az gübreler kadar bitki yetiştirilmesi açısından dikkat edilir. Ahır gübresi toprağın iyi bir tarım toprağı olmasını sağlar ki, bu yolla elde edilecek gelir artışı çok büyüktür.
2. Kimyevi Gübreler: Bitkilerin ana besin kaynağı ise şüphesiz kimyevi gübrelerdir. Bu gübrelerin esas fonksiyonu, uzun yıllar kullanılması sonucu besin maddeleri bakımından fakirleşmiş ve verimsizleşmiş toprağın ihtiyacı olan bitki besin maddeleri noksanlıklarını kısa zamanda karşılamaktır.

İDEAL BİR GÜBRELEMENİN ŞARTLARI

İdeal bir gübreleme , bitkinin ihtiyacı olan gübre miktar ve çeşidini, en uygun zaman ve şekilde uygulamakla yapılabilir.
İdeal bir gübrelemenin dört şartı vardır:
• Bitkiye uygun gübre cinsinin verilmesi
• Bitkinin ihtiyacı kadar gübrenin verilmesi
• Gübrenin usulüne uygun verilmesi
• Gübrenin uygun zamanda verilmesi
Bu şartların gerçekleştirilmesi için toprak analizinin mutlak surette yaptırılması gerekmektedir.

Toprak Analizi Yaptırılacak Toprak Numunesi Nasıl Alınır?

Analiz edilmek üzere alınan toprak numunesi ait olduğu tarlanın özelliğini en iyi şekilde temsil etmelidir.
Toprak numunesi alınırken dikkat edilmesi gereken hususlar:
• Yağışlı ve don olan zamanlarda numune alınmaz.
• Sap, saman, çiftlik gübresi yığılmış ve hayvanların yatıp kalktıkları yerlerden numune alınmaz.
• Tarla içinde meyil, engebe, renk, toprak derinliği gibi farklılık gösteren yerler ayrı ayrı birer kısım kabul edilerek, her birinden ayrı ayrı numune alınması gereklidir.
• Numuneler yaş olarak torbaya konulmaz.
• Numunelerin, tarlanın bir ucundan diğer ucuna kadar uzanan zik-zak hatlar üzerinde belirlenen 10-15 noktadan alınması gerekir. Belirlenen noktalarda V harfi şeklinde çukurlar açılır. Bu çukurların düzgün taraflarından 3-4 cm. kalınlığında ve 15-20 cm. boyunda toprak dilimleri alınır.
Bu şekilde alınan numuneler, bir bez üzerinde veya kova içerisinde iyice karıştırıldıktan sonra, bu karışımdan 1 Kg. kadar numune alınıp numune torbasına konulur.
Ayrıca:
• Toprak numune sahibinin adresi,
• Toprağa ne ekileceği,
• Numunenin alındığı yer,
• Toprağın sulanıp sulanmadığı,
• Toprağa geçen yıl ne ekildiği,
• Toprağa geçen yıl verilen gübrenin cins ve miktarı kağıda yazılarak bir torbaya konulur, torbanın ağzı bağlandıktan sonra analiz edilmek üzere Tarım ve Köy işleri Bakanlığı’na bağlı il ve ilçelerdeki Toprak Tahlil Laboratuarlarından birine gönderilir.


Tarımsal üretimin arttırılması için en önemli faktör bilinçli bir şekilde gübre kullanmaktır.
Ekilecek olan bitkinin ihtiyacına en uygun gübre cinsi seçilip, bu gübre yeterli miktarda ve zamanında usulüne uygun kullanıldığı takdirde; genellikle %50, bazı bitkilerde ise %80 verim artışı sağlanabilmektedir.
Gübreleme, bitki yetiştirilmesinde tatbik edilen fevkalade önemli bir konudur. Normal şartlarda toprakta bitki için gerekli besin maddeleri vardır. Ancak, uzun süre tarım yapılan topraklarda bu besin maddeleri azalır ve toprak besin maddeleri yönünden fakirleşir. Gübre kullanılarak tarımsal üretim için toprağın ihtiyaç duyduğu bitki besin maddeleri takviye edilmek suretiyle bitkisel üretimde amaçlanan verim ve kaliteye ulaşılır.
Bitkilerin gelişip ürün vermelerinde etkili olan başlıca besin maddeleri Azot, Fosfor ve Potasyum’dur. İkinci derecede ise Kalsiyum, Magnezyum ve Kükürt’e ihtiyaç vardır. Çinko, Bor, Bakır, Mangan, Demir, Molibden, Klor, Sodyum ve Silisyum gibi iz elementler de bitkinin normal gelişmesi için lüzumludur.
Ekim yapılacak bitkilerin ihtiyacı olan besin maddelerinin topraktaki miktarlarının tespiti için en doğru işlem toprak analizi yaptırmaktır. Yurdumuzun pek çok yerinde, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’na bağlı olarak il ve ilçelerde faaliyet gösteren Toprak Tahlil Laboratuarlarında da ücretsiz toprak analizleri yapılmaktadır.


KİMYEVİ GÜBRE KULLANIMI


Türkiye’de yaygın olarak kullanılan kimyasal gübreler bileşimlerindeki besin maddelerine göre dört ana grupta toplanabilir.
Azotlu Gübreler
Bünyesinde azot bulunduran gübrelerdir. Verilecek azotlu gübre miktarının tayininde gübrelenecek toprağın humus ve azot muhtevası ile yetiştirilecek bitkinin azot ihtiyacı dikkate alınır. Azotlu gübreler:
•Kök teşekkülünü, bitkinin gelişmesini ve büyümesini sağlar.
•Bitkilerin olgunlaşmasını çabuklaştırır.
•Mahsulün kalitesini yükseltir.
•Dane dökümünü önler, verimi çoğaltır.
•Danelerin olgunlaşmasını sağlar.

Azotlu Gübrelerin Eksikliğinde Ortaya Çıkan Belirtiler
•Azot eksikliğinin bitkiye tesiri çok büyüktür. Hatta diğer elementlerinin alımına bile tesir eder.
•Protein ve enzimlerin sentezi yavaşlar. Bitkinin gelişmesi durur. Bitki bodur kalır.
•Bitki bazen kırmızımtırak bir renk alır.
•Azot noksanlığı hububatta sapa kalkma başlangıcında olursa yapraklar açık yeşil bir renk alır. Saplar ince ve zayıf , başaklar kısa kalır ve taneler iyi olgunlaşmaz.
•Verim düşer.
•Azot noksanlığını gidermek için toprağa bulunabilmesi halinde bol miktarda çiftlik (ahır) gübresi ya da yoksa yeterli miktarda kimyevi (suni) azotlu gübre verilmelidir. Normal vasıflı topraklara dekara 2-3 ton ahır gübresi yeterlidir. Yetiştirilen bitkilerde kloroz arazı görülüyorsa bu topraklardaki azot noksanlığını gidermek için Nitrat formundaki azotlu gübrelerden ziyade amonyum formundaki azotlu gübreler tercih edilmelidir.
Üre ve Amonyum Nitrat gübresi gibi.

Azotlu Gübre Fazlalığında Ortaya Çıkan Belirtiler
•Fazla gübre kullanımı maddi kayba sebep olur.
•Bitki süratle büyür, ekinler yatar. Üründen ziyade sap verimi olur.
•Dokular ve hücre zarları gevşek teşekkül eder.
•Bitkinin kurağa, soğuğa, hastalık ve zararlılara karşı mukavemeti azalır.
•Meyveler kalitesiz olur (Kalın kabuklu, sünger gibi ve dayanıksız olur).

YURDUMUZDA YAYGIN OLARAK KULLANILAN AZOTLU GÜBRELER
ÜRE:

                                                                 
Çok çeşitli azotlu gübreler olmakla birlikte, azotlu gübre tavsiye edilirken burada çeşitli firmalar tarafından üretilen azot kaynağı olarak üre gübresi ele alınacaktır. Azotlu gübre olarak ürenin tavsiye edilmesinin pek çok sebebi vardır. Bu sebeplerden başlıcalarını şöyle özetleyebiliriz:

• %46 N oranında saf azot ihtiva ettiğinden, az bir hacimle daha fazla miktarda besin maddesi bulundurur. Bu konsantre olma özelliği taşıma, depolama ve kullanımda da büyük kolaylık sağlar. Dolayısıyla ekonomik bir gübredir. Toprağa verildikten kısa bir süre sonra bitkinin kolayca faydalanabileceği hale gelir. Ürenin toprağa atılmasından hemen sonra üzeri örtülmeli ki azot kaybı önlensin.
• Üre CO(NH2)2 kimyevi formülünde olduğu için saf azot kaynağıdır. Bünyesinde azottan başka toprakta kalıcı dolgu maddesi ya da başka madde artıkları bulundurmaz. Az miktarda bir rutubette eriyerek derhal bitkiye yarayışlı hale gelir. Toprak reaksiyonu bakımından da menfi bir tesir göstermez.
• Üre pozitif yüklü (NH4)+ formül sayesinde, (-) yüklü toprak koloitlerine iyice tutunur. Bu ürenin çok önemli bir özelliğidir. Zira bu sayede ülkemizdeki topraklarda yıkanma suretiyle meydana gelen azot kaybı önlenmiş ve azotun toprakta uzun müddet saklanması imkan dahiline girmiş olacaktır. Böylece bitkiye bütün gelişme periyodu boyunca devamlı ve sürekli azot temin edebilecektir. Ayrıca yıkanma tehlikesi olmadığından ekimden önce ve ekimden sonra veya ihtiyaç olduğu anda toprağa verilebilecektir.
• Üre sahip olduğu pril yapısından dolayı kolay kullanılır. Kolay ve emin bir şekilde muhafaza edilir.
Azotlu gübrelerden Üre, içerisinde en fazla azot bulunduran gübredir. 100 kilogramında 45-46 kilo saf azot bulunmaktadır. Suda tamamen erir, beyaz renkli ve yuvarlak tanelidir. Üre bütün bitkilere rahatlıkla uygulanabilir. Sonbahar ve İlkbahar gübrelemelerinde, bitkinin gelişme dönemlerinde de kullanılabilir. Verilecek Üre miktarının fazla olması durumunda, miktar birkaç kısma bölünerek uygulanmalıdır.
Kimyasal ve Fiziksel Özellikler
Rutubet : En çok % 0,7
Azot : En az % 46
Biüre : En çok % 1,2
Tane İriliği : 1 mm - 3,55 mm arası en az % 95'dir.
Özellik : Karışımında toprak, bitki ve canlıya zararlı, yabancı madde bulunmaz.

ÜRE GÜBRESİNİN KULLANILDIĞI YERLER
Üre, bitkilerin azot ihtiyacını karşılamak için hemen her tür üründe ve tütün fidelerinin gübrelenmesinde çok yararlıdır. Üre yetersiz verildiğinde bitkinin gelişimi yavaşlar, yapraklar sararır, verim düşer. Üre, bitki gelişiminin bütün evrelerinde kullanılabilme özelliğine sahiptir.

ÜRE GÜBRESİNİN KULLANIM ŞEKLİ
Üre gübresi ekimle beraber veya ekim öncesi taban gübre (toprakaltı) olarak uygulanabildiği gibi, üst gübre olarak da kullanılabilir. Her iki halde de toprak çok kumsul ve milli bünyeye sahipse, aşırı yağışlarla veya hatalı sulamayla üre gübresinin büyük bir kısmı toprağın derinliklerine doğru yıkanır. Bu nedenle bu gibi topraklarda üre formunda azotlu gübre kullanırken sulamaya dikkat etmek gerekir.
Üre gübresi buğday ve arpa gibi bitkilerde üst gübre olarak toprak yüzeyine serpilerek uygulandığında, özellikle kireçli ve pH değeri yüksek olan topraklarda hava sıcaklığına bağlı olarak güneş enerjisiyle hidrolize olur ve %30-40 oranında bir azot kaybı meydana gelebilir. Toprağa karıştırılarak uygulanan üre gübresinde ise azot kaybı daha az yaşanır.
İki besinli (20.20.0 gibi) ve üç besinli (15.15.15 gibi) kompoze gübrelerin yapısında genellikle üre formunda azot bulunmaktadır. Ancak emilimi çok daha hızlı olduğu ve etkisini hemen gösterdiği için yaprak gübrelerindeki azotun üre formunda olması tercih edilir. Bu konuda daha geniş bilgiye web sitesinin “Gübreleme Önerileri” başlığından erişilebilir.

 

KALSİYUM AMONYUM NİTRAT (CAN)

                         
Azotlu gübreler içerisinde yurdumuzda ve dünyada en çok %26 Azotlu CAN kullanılmaktadır. Terkibinde %26 Azot bulunur. Amonyum nitrat gübresindeki azotun yarısı nitrat, diğer yarısı da amonyum formundadır. CAN gübresi, bir taraftan bitkiye ihtiyaç duyduğu nitratı hazır olarak temin ederken, diğer taraftan amonyum iyonlarının toprak koloidleri tarafından tutulması ile bitkinin bütün büyüme mevsimi boyunca ihtiyaç duyacağı azotu karşılar. Yani nitrat hemen kullanılırken, amonyum tedrici olarak kullanılır. Kompozisyonu ve çözünürlüğü sebebiyle bilinen azotlu gübreler içerisinde en hızlı tesiri yapan yegane gübredir. Bu gübrenin etkisi hem çabuk hem de devamlı olmaktadır. Bu bakımdan bitki gelişmesinin her devresinde rahatlıkla kullanılabilir.
Diğer taraftan sadece Kütahya Azot Tesisleri'nde üretilen dolgu maddesi Dolomit olan %26 Azotlu CAN gübresi içerisinde Demir, Silisyum ve Alüminyum gibi iz elementlerin yanında Kalsiyum ve Magnezyum gibi bitkilerin ikinci derecede ihtiyaç duyduğu elementler mevcuttur. Magnezyum bitkiye yeşillik veren klorofilin temel taşıdır. Eksikliğinde bitkinin alt yapraklarından itibaren sararmalar başlar.
CAN gübresinin hidroskopik özelliği vardır. Bu bakımdan havanın rutubetini alarak topaklaşıp kekleşebilir. Bu yüzden depolarda fazla bekletilmeden kullanılmalıdır. Depolarda üst üste sekiz on torbadan fazla istiflenmemelidir. Aynı zamanda patlayıcı özelliği de bulunduğundan CAN gübresi ile benzin ve gazyağı gibi yanıcı maddeler birlikte depolanmaz.
 

KALSİYUM AMONYUM NİTRAT (CAN) KULLANILDIĞI YERLER


CAN gübresi, başta buğday ve arpa gibi tahıllar olmak üzere tüm kültür bitkilerinde üst gübre olarak çapada ve sulamada kullanılır. Çeltik tarımında tercih edilmez. Yeteri kadar verilmemesi halinde bitkide gelişme yavaşlar, yapraklar küçük kalır ve soluk ya da sarımtırak yeşil renge döner. Gereğinden fazla verilmesi halinde ise gelişme fazla olur, olgunlaşma gecikir, bitkinin girişi azalır. Nötr reaksiyonlu bir gübre olduğundan her cins toprakta kullanılabilir.
KALSİYUM AMONYUM NİTRAT (CAN) KULLANIM ŞEKLİ
CAN gübresinin toprağa karıştırılarak veya yağışlardan ve sulamadan önce uygulanması halinde üre gübresinde olduğu gibi amonyak (NH3) halinde azot kaybı olmaz. Gübrenin içeriğindeki azot toprak suyunda eridiği (çözündüğü) zaman (+) elektrik yüklü amonyum (NH4) iyonu ve (–) elektrik yüklü nitrat (NO3) iyonu haline gelir. Amonyum iyonları (+) elektrik yüklü olduğu için topraktaki (–) elektrik yüklü kil mineralleri ve diğer kolloidler tarafından tutulur ve sulama suyu ile yıkanmaz. Nitrat iyonları (–) elektrik yüklü olduğu için kil mineralleri ve diğer kolloidler tarafından tam tutulamaz ve bir kısmı özellikle kumlu topraklarda aşırı yağış ya da aşırı sulama ile yıkanarak bitki kök bölgesinden uzaklaşabilir. Bu nedenle CAN gübresi, bitkinin azotlu gübre ihtiyacı, yaşı ve sulama adedine göre birkaç kısma ayrılarak uygulanmalıdır.


AMONYUM SÜLFAT


                                

Genellikle beyaz renkli olup, toz şekere benzediği için çiftçiler tarafından şeker gübresi olarak bilinir. Son yıllarda ithal edilen bazı çeşitleri açık mavi veya grimsi renktedirler. Terkibinde %21 Azot ihtiva eder, su alarak topaklaşması azdır. Bu nedenle kolay muhafaza edilir.
Amonyum sülfat gübresi asit karakterli bir gübre olduğu için nötr ve alkali (kireçli) topraklarda rahatlıkla kullanılabilir. Yağışlı kireçsiz bölgelerdeki topraklarda kireçlenme yapılmadan devamlı olarak kullanılırsa belli bir süre sonra bitkiye zararlı olabilir. Yani toprağın pH kosantrasyonu düşerek bitki kök bölgesinde asitli bir ortam oluşur. Toprak pH’sı 5,5’un altına düştüğü takdirde, nitrifikasyon olayı çok yavaşlar. Yani topraktaki azot bileşikleri bitki tarafından yeterince alınamaz . Bunu önlemek için toprağa kireçleme yaparak toprağın pH’nı 5,5 ‘ in üzerine çıkarmak gerekir. Amonyum sülfat, terkibinde kükürt bulunan önemli bir azotlu gübredir

%21 Azot (N) %24 Kükürt (S)
Amonyum Sülfat gübresi, amonyum (NH4) formunda %21 oranında azot (N) ve bitkilerin alabileceği sülfat (SO4) formunda %24 oranında kükürt (S) içeren bir gübredir. Kristal yapısı şekere benzediği için çiftçiler arasında “şeker gübre” olarak da bilinir. Bünyesinde bulunan sülfat formundaki kükürt, bitkilerin ihtiyacını tamamen karşılayacak durumdadır. Tüm taban (ekim öncesi kullanılan) gübrelerde olduğu gibi azotu amonyum (NH4) formunda olduğu için bitkinin fosfor alınımını artırır.

AMONYUM SÜLFAT’IN KULLANILDIĞI YERLER
Amonyum Sülfat gübresi, başta çeltik olmak üzere önce soğan, sarımsak, brokoli, karnabahar, lahana, kanola, aspir, haşhaş, turp ve havuç gibi kükürdü seven bitkiler ile soya, yerfıstığı ve ayçiçeği gibi yağ bitkilerinde ekim öncesinde, ekimle beraber, çapada ve sulama öncesinde emniyetle kullanılır. Zeytin ve bağ dahil tüm meyve ağaçlarında (elma, armut ve ayva hariç) ve sebzelerde üst gübre olarak uygulanır. Çeltik tarımında kullanılan azotlu gübrenin tamamına yakını Amonyum Sülfat gübresi ile karşılanır.

AMONYUM SÜLFAT'IN KULLANIM ŞEKLİ
Amonyum Sülfat gübresi uzun dönemde asit karakterli bir gübredir. İçeriğindeki amonyum (NH4) formundaki azot toprakta bakteriler tarafından enzimatik reaksiyonla nitrata (NO3) çevrildiğinde, toprağa geçen amonyumdaki hidrojen (H) toprakta zamanla pH değerinin azalmasına neden olabilir. Bu nedenle asit toprak özelliğine sahip yerlerde kullanılmamalıdır. Kullanılması durumunda kireçleme yapmak gerekebilir.
Amonyum Sülfat gübresi şeker kristali iriliğinde olduğundan granül gübrelerle karıştırılarak gübreleme aleti ile verilemez. Magnezyum noksanlığı gösteren topraklarda, çok asit (pH 6 veya daha az) topraklarda ve çay tarımında kullanılmamalıdır. Damla sulama sistemi ile kullanılmaya elverişli olduğu halde, suda çözündüğü (eridiği) zaman elektrik geçirgenliği (EC) en yüksek gübre olduğu için besin eriğinin oransal tuzluluk endeksini artırır.

 

AN (AMONYUM NİTRAT)

                                 
Amonyum Nitrat gübresi, azotu iki ayrı formda ihtiva eden, granül yapıda, suda erime oranı yüksek bir gübredir. Bünyesindeki %33 oranındaki azot (N) hem amonyum (NH4), hem de nitrat (NO3) formundadır. Amonyum Nitrat gübresi toprağa verildiğinde toprak suyunda hızla eriyerek (çözünerek) (+) elektrik yüklü amonyum ve (–) yüklü nitrat iyonları haline gelir. Bitkiler her iki formdaki azotu kılcal kökleri ile bünyelerine alırlar. Amonyum Nitrat gübresi suda eridiği zaman eşit adette (+) ve (–) yüke sahip olduğu için nötr karakterli bir gübredir. Bu nedenle toprağın pH değerini artırmaz.
 

AN (AMONYUM NİTRAT)’INKULLANILDIĞI YERLER
Amonyum Nitrat gübresi çeltik tarımı hariç, tüm tarla bitkilerinde, yazlık ve kışlık sebzelerde, zeytin, bağ ve tüm meyve ağaçlarında bitkilerin gelişme dönemlerine göre 2 ila 5 kez uygulanabilir. Örtüaltı (sera) yetiştiriciliğinde ise damla sulamaya uygun Amonyum Nitrat gübresi sulama programına göre yeterli miktarda uygulanmalıdır. Her iki tip Amonyum Nitrat’ta da eşit miktarda bulunan azot, bitki kökleri ile hızla alınarak ürün miktarının ve kalitesinin artmasını sağlar. Dekara ve ağaç başına verilecek Amonyum Nitrat miktarı toprak analizine göre veya uzmana danışılarak uygulanmalıdır.
 

AN (AMONYUM NİTRAT)’IN KULLANIM ŞEKLİ
Amonyum Nitrat gübresinin iki tipi mevcuttur. Bunların birincisi, tarla bitkilerine doğrudan üst gübre olarak topraktan uygulanır. Buğday ve arpada serpme yoluyla, çapalama ve sulama yapılan bitkilerde ise çapa ile toprağa karıştırılarak sulama öncesinde verilir. Gübrenin bu tipi sistemde tıkanmalar meydana getireceğinden kesinlikle damla sulama sisteminde kullanılmamalıdır. İkinci tip Amonyum Nitrat gübresi ise damla sulama sistemine uygundur. Her iki tipin de etkili madde oranı ve kimyasal yapısı aynı olmakla birlikte, rutubet almasını önlemek için kullanılan katkı ve kaplama maddeleri farklıdır. Bu nedenle damla sulamaya uygun tip isteniyorsa bayiye mutlaka belirtilmelidir.
Topraktan uygulamalarda özellikle buğday ve arpa gibi bitkilerde Amonyum Nitrat gübresi toprağa karıştırılamadığı için toprak yüzeyinde kalır. Sabah çiği ve hafif yağış ile kolay eriyerek azotun tamamı toprak içine geçer ve azot kaybı meydana gelmez. Çok kumsul ve fazla su tutmayan hafif bünyeli topraklarda ise çok aşırı yağışlarla Amonyum Nitrat gübresinin nitratında bir yıkanma meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda gübrelemeyi aşırı yağışlardan sonra veya diğer tarla bitkilerinde olduğu gibi kardeşlenme başlangıcında, kardeşlenme sonunda ve sapa kalkma döneminde olmak üzere 2-3 kısımda vermek gerekir. Buğdayda üst gübrelemenin 2-3 defada verilmesi kaliteyi artırır. Çapalama ve sulama yapılan bitkilerde çapa ile toprağa karıştırılan ve sulama öncesi uygulanan Amonyum Nitrat gübrelerinde bir kayıp meydana gelmez. Bu gübre istenirse eritilerek yağmurlama sistemi ile de uygulanabilir.

 KOMPOZE GÜBRELER


Esasen bir gübre cinsi olmayıp, iki veya daha çok bitki besin maddesi kapsayan gübrelere kompoze (karışım) gübreler denilmektedir. Kompoze gübre içerisindeki bitki maddeleri N - P205 ve K2O sırasına göre % olarak ifade edilmektedir. Kompoze gübreler birkaç besin maddesini kapsadıklarından uygulamada kolaylık ve ekonomi sağlarlar. Ancak gübre karışımındaki besin maddesi oranının yetiştirilecek bitkinin besin maddesi isteğine uygun olmaması durumunda kullanılmaları beklenen faydayı sağlayamayabilir. Yine besin maddelerinin ayrı ayrı zamanlarda ve ayrı ayrı yöntemlerle uygulanması gerektiğinde kompoze gübre kullanılmaz.
 

ÜLKEMİZDE YAYGIN OLARAK KULLANILAN KOMPOZE GÜBRELER

20.20.0 KOMPOZE GÜBRE
                          
Ülkemizde en çok kullanılan gübre çeşididir. 100 kg’ından 20 kg. saf azot, 20 kg.'da fosfor asidi (P2 05) mevcuttur. Bileşimindeki (P2 05) 'in suda erirlik derecesi yüksek gübre diğerlerine tercih edilir. Azot kaynağı amonyum sülfat olan 20.20.0 kompoze gübrede ayrıca amonyum sülfattan gelen kükürt de mevcuttur. Bundan dolayı bitkilerin kükürt ihtiyacını karşılamak için bu gübreler tercih edilir.
 

15.15.15. KOMPOZE GÜBRE

                       

Potasyum ihtiyacı olan topraklar ve bitkiler için en uygun kompoze gübredir. Bu gübrenin 100 kg’ında 15 kg. saf azot, l5 kg. fosfor asidi (P2 05) ve 15 Kg. potasyum oksit (K2O) mevcuttur. Bu gübre toprak analizi yaptırıldıktan sonra potasyum ihtiyacı olan topraklarda kullanılmalıdır. Potasyum yönünden zengin topraklarda l5.l5.l5 gübresi yerine diğer kompoze gübreler kullanılmalıdır.
 

NPK 15.15.15 KOMPOZE GÜBRESİ


15.15.15 Kompoze gübresi bünyesinde azot(N), fosfor(P2O5) ve potasyumu(K2O) dengeli bir şekilde içerir. Özellikle potasyum bakımından fakir topraklarda dengeli gübreleme için kullanılmalıdır. Taban gübre(toprak altı) olarak tüm bitkilerde bitkinin kök derinliği dikkate alınarak kullanılır.
Ülkemizin her bölgesinde tarla bitkilerinde(pancar, patates, ayçiçeği, mısır, pamuk), meyve ağaçlarında(Taş ve yumuşak çekirdekli meyveler, Turunçgiller, Bağ, Zeytin, Fındık ve Muz) ve yazlık-kışlık tüm sebzelerde taban gübre (toprak altı) olarak kullanılır.
Tek yıllık tarla ve sebzelerde tohum ekimi veya fide dikim öncesi serpme veya mibzerle bitkinin kök derinliği dikkate alınarak uygulanır. Çok yıllık meyve ağaçları , bağ ve zeytinde ise ağaçlarda göz kabarmasından 2-3 hafta önce ağaçların taç izdüşümüne (gövdeden uzağa) bant halinde verilip kökleri kesmeyecek derinliğe karıştırılır.

DİAMONYUM FOSFAT (DAP)

          
DAP, ülkemizde üretilen gübreler içerisinde en fazla besin maddesi ihtiva eden gübredir. 100 kg’ında 18 kg. N, 46 kg. P205 vardır. İhtiva ettiği fosforun %90’ndan fazlası suda eriyebilir özelliktedir. DAP gübresinin rengi üretimde kullanılan aside göre değişmekte olup; genellikle siyah, koyu gri veya kirli beyaz olmaktadır. Toprağa verildikten sonra gerekli rutubeti bulunca, bitkiler DAP gübresinin terkibindeki fosfor ve azottan derhal yararlanabilir. Bütün bitkilere başarıyla tatbik edilebilir. Bilhassa buğday için çok uygundur. Ekim esnasında tohum derinliğine bant halinde verilmesi en ideal tatbik şeklidir. Genellikle dönüme 18 kg’dan az verilebilir. Nispi nem'in düşük olduğu depolarda senelerce topaklaşmadan saklanabilir.

DAP (Diamonyum Fosfat) gübresi iki besinli bir gübredir. Bünyesinde %18 azot (N) ve %46 fosfor (P) bulunur. İçeriğindeki azot, amonyum (NH4) formunda olduğu için özellikle bitkilerin ilk gelişme dönemlerinde etkilidir. Yapısındaki azot miktarı taban (toprakaltı) gübresi olarak kullanıldığında bitkinin tüm ihtiyacını karşılamayabilir. Bunun için DAP kullanımında üst gübrelemede bitkinin diğer azotlu gübrelerle desteklenmesi gerekir. Azotu amonyum (NH4) formunda olduğu için toprakta tutulur. Aşırı yağış veya aşırı sulama durumunda topraktan yıkanma ile azot kaybı olmaz.
 

DİAMONYUM FOSFAT (DAP)’IN KULLANILDIĞI YERLER


DAP gübresi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de fosforlu gübre olarak kullanılmaktadır. Bitki besini olarak fosfor, bitkinin ilk gelişme dönemlerinde kök gelişmesi için elzemdir ve enerji metabolizmasında fosfora çok ihtiyaç vardır. Yeterli miktarda veya uygun derinliğe uygulanmaması durumunda bitkide fosfor noksanlığı görülür; verimde ve kalitede büyük düşüşler olur. Bu konuda web sayfasının “Gübreleme Önerileri” başlığı altından daha geniş bilgiye ulaşılabilir.
 

DİAMONYUM FOSFAT (DAP)KULLANIM ŞEKLİ


DAP gübresinin özellikle pH değeri 7,5’in üzerinde olan kireçli topraklardaki etkisi Triple Süperfosfat’a oranla daha fazladır. DAP gübresinin bünyesindeki fosforun bir kısmı –diğer fosforlu gübrelerde olduğu gibi– kireçli toprakta bol miktarda bulunan kalsiyum (Ca) ile birleşerek bitkiler tarafından alınamaz forma dönüşmektedir. Ancak topraktaki bazı fizikokimyasal süreçler sonucu tekrar yarayışlı forma dönüşebilir. Bu nedenle tüm fosforlu gübrelerin ve DAP gübresinin serpme yöntemi yerine gübreleme ekipmanları kullanılarak bant (çizi) yöntemi ile uygulanması daha yararlıdır.
DAP gübresi diğer kompoze gübreler gibi ekim öncesi veya ekimle birlikte uygulanmalı ve bitkinin kılcal kök derinliği dikkate alınarak toprağa karıştırılmalıdır. Tohum çimlendikten (çıkıştan) sonra uygulanması halinde etkisi görülmez. Bunun nedeni ise fosforun toprakta tutulması ve toprağın derinliklerine doğru hareket edememesidir. Fosfor yağışlarla senede 5-6 cm kadar derinliğe inebilir. Bu nedenle DAP uygulaması ekim derinliğinin 5-6 cm altına yapılmalıdır.

FOSFORLU GÜBRELER


Bünyesinde fosfor bulunan gübrelerdir. Bu gübreler:
• Kök teşekkülünü ve büyümesini sağlar.
• Bitkilerin olgunlaşmasını çabuklaştırır.
• Mahsulün kalitesini yükseltir.
• Dane dökümünü önler.
• Verimi çoğaltır.
• Bitkinin kuraklığa dayanıklılığını artırır.
• Bitkinin hastalıklara karşı mukavemetini artırır.
• Daneler dolgun olur.
 

FOSFORLU GÜBRELERİN EKSİKLİĞİNDE ORTAYA ÇIKAN ARAZLAR


• Bitkiler bodur kalır. Dal ve yapraklar tam anlamı ile gelişemez.
• Saplar zayıf, kök büyümesi ve hububatta sapa kalkma sınırlı olur.
• Bitki yaprağı kirli yeşil veya kırmızımtırak renkte olur.
• Meyve ağaçlarında sürgünlerin büyümesi, çiçek ve tomurcuk açma yavaşlar
• Verim düşer.
• Fosforlu gübrelerin fazlalığında bitkiye herhangi bir olumsuz etki görülmemiştir.

YURDUMUZDA YAYGIN OLARAK KULLANILAN FOSFORLU GÜBRELER
TRİPLE SÜPERFOSFAT


        

Terkibinde %42-44 civarında suda eriyebilen fosfor asidi vardır. Bu gübre daha çok gri veya kirli beyaz renkte granül halinde bulunur. Uzun süre rutubetli yerlerde saklandığında su çekerek topaklaşır. TSP gübresi ekim veya dikimden hemen önce veya ekim esnasında toprağa verilmeli, tohum kök derinliğine gömülmelidir.

TRİPLE SÜPERFOSFAT VE NORMAL SÜPER FOSFAT (TSP ve NSP )GÜBRESİ


Kısaca TSP olarak adlandırılan Triple Süperfosfat gübresinin formülü Ca(H2PO4)2.H2O (%43-44 P2O5) şeklindedir. Bünyesindeki fosfor suda eridiği zaman yük değeri bakımından –1 değerindedir. TSP gübresindeki fosforun bir kısmı suda ve bir kısmı da amonyum sitratta çözünebilir. Her ikisi de bitkiler tarafından alınabilir formdadır.

NSP (NORMAL SÜPER FOSFAT)GÜBRESİ

     


Kısaca NSP olarak adlandırılan Normal Süperfosfat gübresinin formülü ise 3Ca(H2PO4)2.H2O+7CaSO4 (%18-19 P2O5) şeklindedir. NSP kısaltmasındaki (N) harfi diğer azotlu gübrelerde olduğu gibi “azotu” değil, “normal” sözcüğünü ifade etmektedir. NSP gübresinde azot bulunmamaktadır.
 

NSP (Normal Süper Fosfat) KULLANILDIĞI YERLER


TSP ve NSP gübreleri çay ve fındık gibi düşük pH değerli topraklarda yetiştirilen tüm bitkilerde ve kaliteli tütün yetiştiriciliği yapılan yerlerde taban gübresi olarak tercih edilir. Fosfor bakımından zayıf ya da orta seviyedeki topraklarda yetişen tüm bitkilerde kullanılabilir. İhtiyaçtan az verilmesi ya da toprak şartlarına bağlı olarak etkinliğinin az görülmesi durumunda bitkinin kılcal kök oluşumu zayıflar, bitki bodur kalır ve verim düşer. Özellikle kış aylarında yaşlı yapraklarda (ilk çıkan yapraklar) renk değişimleri meydana gelir. Bu renk değişimleri erguvan kırmızısı ve morarma şeklinde görülür. Bitkinin enerji metabolizmasında rol alan fosfor yetersizliğinde verimde azalma ve kalitede bozulma olur.


NSP (Normal Süper Fosfat)KULLANIM ŞEKLİ


Her iki gübrenin de yapısında kalsiyum (Ca) elementi bulunduğu için hafif asit ve asit pH değerlerine sahip topraklarda kullanılmalı.
TSP gübresi kuvvetli asit topraklarda kullanıldığı takdirde toprakta çok bulunan Fe ve Al ile birleşerek bitkiler tarafından alınamaz forma dönüşebilir. Bu gibi durumlarda gübre kullanımından 2-3 ay önce toprakta kireçleme yapılmalı ve toprak pH değeri 6,5 civarına getirilmelidir. TSP gübresinin kireçli topraklarda kullanılması durumunda etkisi azalır. NSP gübresinin kimyasal etkileri ve bitki bünyesindeki fonksiyonları TSP gübresine benzer. Ancak NSP gübresinin içindeki fosfor TSP’ye oranla yaklaşık 2,5 kat daha azdır. Bu nedenle 10 kg TSP gübresi, 25 kg NSP gübresine eşdeğerdir. Diğer bir fark ise TSP gübresinde jips (alçı) (CaSO4) bulunmazken NSP gübresinde olmasıdır. Bu özelliği nedeniyle NSP gübresi kireçli topraklarda kullanılmamalıdır.
 

POTASYUMLU GÜBRELER


Bünyelerinde potasyum bulunan gübrelerdir.
• Bitkinin dayanıklılığını artırır.
• Ürün kalitesini yükseltir.
• Bitkinin olgunlaşmasını çabuklaştırır.
• Verimi çoğaltır.
Yurdumuz toprakları genelde potasyum bakımından yeterli durumda olduğundan, potaslı gübre tüketimi de sınırlıdır. Potaslı gübreler toprak analizi yaptırıldıktan sonra verilen tahlil sonuçlarına göre ihtiyacı olan yerlerde, uygun miktarda kullanılmalıdır.

POTASYUMLU GÜBRELERİN EKSİKLİĞİNDE ORTAYA ÇIKAN BELİRTİLER


Potasyum eksikliği özellikle genç bitkilerde kendini gösterir. Potasyum bitkilerin su ve besin elementi alımında önemli rol oynar. Topraktan yeterli potasyumu alamayan bitkilerde yeterli su alıp depolama (turgor) hadisesi görülmez. Bu nedenle de yapraklar pörsür, aşağı doğru sarkar ve kenarları önce açık yeşil daha sonra kahverengi bir renk alarak ölü dokular meydana gelir.
Bitki dona ve mantar türü hastalıklara karşı hassas olur. Potas eksikliği hat safhada ise bitkide yaprak kavrulması ve kahverengi yaprak lekeleri meydana gelir.
 

POTASYUMLU GÜBRELERİN FAZLALIĞINDA ORTAYA ÇIKAN BELİRTİLER


Bitki hücreleri su alarak şişer. Terleme olayı ile su kaybı azalır. Sürgün verimi yavaşlar. Odunsu bitkilerde nadiren araz meydana gelir.
 

YURDUMUZDA YAYGIN OLARAK KULLANILAN POTASYUMLU GÜBRELER

POTASYUM SÜLFAT

     
Potasyum sülfat da %50 K20 vardır. Kirli beyaz renkli kristal danecikler halindedir. Potasyum nitratı az olan topraklarda kullanıldığında önemli mahsul artışı elde edilir. Potasyum sülfat kimyasal olarak nötral reaksiyonlu olduğundan toprak pH’si üzerinde kayda değer bir etkisi yoktur. Çok uzun süre kullanıldığında çok hafif asitleşme görülür. Bitki Potasyum sülfattaki K20’dan kolayca yararlanır. Potasyum sülfatın etkisi çabuk olmakla birlikte yağmur ve sulama suları ile yıkanması hızlıdır.
Potasyum, bitkiler için önemli bir besin maddesidir. Potasyum Sülfat gübresi (K2SO4) doğru şekilde kullanıldığında:
• Bitkinin kuraklığa, soğuğa ve sıcağa dayanıklılığını artırır.
• Bitkinin hastalık ve zararlılara karşı dayanıklılığını artırır.
• Bitkinin suyu ekonomik kullanmasını sağlar.
• Patates, tütün, sebze ve meyvelerde kaliteyi artırır.
• Zeytin, ayçiçeği, kanola, yerfıstığı ve soya gibi yağlı bitkilerde yağ oranını ve kalitesini artırır.
Potasyum Sülfat gübresinin bünyesinde ayrıca sülfat (SO4) formunda %18 kükürt bulunur. Kükürt, aynı azot, fosfor ve potasyum gibi önemli bir besin elementi olup bitkilerde proteinlerin yapısında bulunur.
 

POTASYUM SÜLFAT’IN KULLANILDIĞI YERLER


Sulu tarımda ve yağışlı bölgelerde potasyum noksanlığına sık rastlanır. Organik maddeler açısından fakir, kumlu topraklara Potasyum Sülfat gübresi verilmelidir. En çok patates, tütün, sebze, meyve, turunçgiller, baklagiller, mısır, pamuk, şekerpancarı ve seralarda kullanılır. Yeterli miktarda verilmediği takdirde bitkilerin yaşlı yapraklarının kıyı kısımlarında sarı ya da kırmızımsı kahverengi lekeler görülür.
 

POTASYUM SÜLFAT’IN KULLANIM ŞEKLİ


Potasyum Sülfat gübresinin kristal ve granül olarak iki tipi mevcuttur. Granül tipi makineli atımda diğer gübrelerle karıştırılarak da kullanılabilir.

A-GÜBRELERİN VERİLME METOD VE ZAMANLARI
GÜBRELEME METODLARI


Gübrelerden en iyi şekilde faydalanabilmek için, gübrelerin toprağa ve mahsule uygulanma metodu ve zamanı son derece önemlidir. Gübrelerin uygulanma metodunun doğru seçilmesi gübrelerin etkinlik derecesini artırır.
Gübrelerin verilmesinde başlıca altı metot uygulanmaktadır. Bunlar:
• Serpme şeklinde gübreleme
• Banda gübreleme (şeritvari)
• Üstten ve yandan verme
• Yapraklara püskürtme
• Sulama suları ile verme

SERPME ŞEKLİNDE GÜBRELEME


Bu metotla gübreler, arazi sürülmeden veya ekimden hemen önce elle veya makine ile toprak yüzeyine muntazam olarak serpilerek ya da saçılarak verilebileceği gibi, bitkiler biraz geliştikten sonra da uygulanabilir. Daha sonra toprak işlenerek gübrelerin üzeri örtülür. Serpme şeklinde gübreleme şu durumlarda uygulanabilir:
• Verimli topraklarda gübre uygulanacağı ve kökleri saran bitkiler yetiştirileceği zaman,
• Fazla miktarda gübre verileceği zaman,
• Gübrelerin Muntazam olarak ve bitkiye zarar vermeden dağılımının sağlanması İçin,
• Hafif yapılı topraklara, potasyumlu gübrelerin verilmesi düşünüldüğü zaman,
• Suda erir azot kapsayan gübre verileceği ve sıraya ekim yapılmayan bitkiler yetiştirileceği zaman,
• Bu metot , işçi ve zaman tasarrufu sağlar. ◦

BANDA (ŞERİTVARİ) GÜBRELEME


Bu metotta, gübreler ekimden önce, tohum ya da fidenin 3-5 cm altına ve 5-8 cm. yanına şeritler açılarak yerleştirilebileceği gibi açılacak şeritlere toplu halde verildikten sonra üzerleri toprakla örtülerek de verilebilir. Bu metot:
• Sıraya ekilen veya sıra araları çok geniş bırakılan bitkilere uygulanır.
• Sabitleme (Fiksasyon) kapasitesi yüksek olan topraklara, fosforlu ve potasyumlu gübreler verileceği zaman uygulanır.
Böylece, verilen gübrenin toprakla temas yüzeyi azaltılacağından, sabitleme (fiksasyon) önlenmiş olur. Yine bu metot, verimliliği düşük topraklarda ve kök sistemi zayıf bitkilerin yetiştirildikleri bölgelerde, az miktarda gübre vermek gerektiğinde uygulanır.
Gerek yurdumuzda gerekse diğer ülkelerde yapılan birçok araştırma gübrelerin bant halinde verilmesinin daha yararlı olduğunu göstermektedir. Gübre banda verildiği zaman genç bitkinin henüz fazla gelişmemiş olan kökleri, bitki yakınındaki bu gübreden kolaylıkla yararlanmakta ve daha çabuk büyümektedir. Diğer taraftan banda verilen gübrenin içerisinde bitki besin maddesi (özellikle fosfor) bitkiye yarayışlılığını uzun süre devam ettirmektedir.
 

ÜSTTEN VEYA YANDAN (BAŞLIK) GÜBRELEME


Daha önce ekilmiş bitkiler toprak yüzeyine çıktıktan sonra üstten veya yandan gübrelenir. Bu metot daha çok erken ilkbaharda kullanılan azotlu gübrelerin uygulanmasında kullanılmaktadır. Üstten gübreleme bitkilerin üzerine serpilerek, yandan gübreleme ise sıra aralarına verilerek yapılmaktadır.
 

YAPRAKLARA PÜSKÜRTME


Genel olarak meyve ağaçları ve kültür bitkilerinde mikro element noksanlığı görüldüğünde, ticaret gübreleri eriyik halinde yapraklara verilir. Bu maddeler yaprakların kütikula veya gözeneklerinden girerek ulaşır. Çok soğuk ve çok sıcak iklim bölgelerinde uygulanır. N.P.K. sınırlı olarak verilir. Gübreler eriyik halinde verilirken yaprakların yaş olmamasına özellikle dikkat edilmelidir. Mücadele ilaçları ile birlikte vermek de mümkündür. Ancak dikkat edilecek husus, gübrelerin kalsiyum, sülfür yada yalnız sülfür kapsayan ilaçlarla birlikte verilmemesidir. Azot noksanlığı görüldüğünde yapraklara en fazla ÜRE şeklinde vermek mümkündür.
 

SULAMA SUYU İLE GÜBRELEME


Bu metotta, sulama suları ile karıştırılan gübre toprağa verilir. Sulama suları ile gübreleme daha ziyade narenciye, şekerpancarı, yonca gibi bitkilere uygulanır. Avantajlarının yanında dezavantajları da vardır. Örneğin, fosfor kapsayan gübrelerin suda erirliğinin az olması nedeniyle serpmeye veya banda vermeye oranla etkisi daha azdır. Potaslı gübreler sulama ile verilebilir. Sulama suyunun çok kireçli olmamasına dikkat edilmelidir.

GÜBRELERİN VERİLME ZAMANLARI


Gübrelerin toprağa verilme zamanları, toprağa, iklime ve yetiştirilen bitkiye bağlı olarak değişmektedir. Toprak sahip olduğu fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri ile gübrenin uygulama zamanını önemli ölçüde etkiler. Esas olan tohumun çimlenmesi esnasında köklerin hemen yanı başında yeterli miktarda bitki besin maddesi bulunmasıdır. Gübreleme zamanının tayininde baz alınabilecek en önemli ölçü de budur.
Aksi takdirde gübrelemeden beklenen başarı çok yüksek olmayabilir. Bu bakımdan gübre verme zamanı konusunda standart bir takvim tavsiye etmek mümkün değildir. Ancak temel besin elementlerinden NPK’nın uygulama zamanı konusunda kaba hatları ile bazı hususları belirtmek mümkündür.
 

AZOTLU GÜBRELERİN VERİLME ZAMANLARI


Azotlu gübreler toprakta çok hareketli oldukları için fazla yağışlarla ve sulama suyuyla yıkanarak veya gaz halinde uçarak kayıplara uğrayabilir. Bu gibi kayıpları önlemek ve bitkinin bu besin maddesine en fazla ihtiyacı olduğu zamanda onu toprakta hazır bulundurmak için bazen gerekli N miktarının hepsi bir defada ekim veya dikimde verilmeyip çeşitli büyüme devrelerinde olmak üzere birkaç kısma bölünerek verilmelidir.
Tahıllarda ekimle birlikte A.Sülfat ve Üre gibi yıkanmak suretiyle topraktaki kaybı daha az olan azotlu gübreler kullanılır. Kardeşlenme döneminden önce özellikle CAN, bu gübrenin tedarik edilmemesi halinde ise yağışlardan önce olmak üzere ÜRE gübresi kullanılmalıdır. Buğday ziraatının geniş ölçüde yapıldığı yerlerde kurak giden yıllarda 2’nci N (Azot) tatbikatından vazgeçilmesi gerekir. Derin yapılı iyi nadas edilmiş topraklarda yağışın normal gittiği yıllarda yeterli miktarda azotlu gübre kullanmak şarttır.
Meyve ağaçlarında azot noksanlığı görüldüğünde çiçeklenmeden önce ve sonbaharda % 0,5-1.0 konsantrasyonda ÜRE hazırlanarak püskürtme şeklinde ağaçlara verilebilir. Yine meyve ağaçlarında azot noksanlığını gidermek için azotlu gübre ağaç tacı altındaki (gövdenin 0,5m. çevresindeki saha hariç tutulmak suretiyle) satha serpilip tırmık veya çapa ile toprağa karıştırılır. Ayrıca meyve ve narenciye bahçelerinde sıra aralarının traktör ile işlenmesi mümkün olan hallerde l. yıl kuzey-güney doğrultusundaki sıralara, 2. yıl doğu-batı doğrultusundaki sıralara toprak işleme esnasında verilebilir. Bağların gübrelenmesinde; Azotlu (N) gübrelerden A.Sülfat ve CAN’ın yarısı Şubat veya Mart Aylarında yapılan toprak işlemesi sırasında, ÜRE gibi Azotlu (N) gübreler ise ilk çapadan önce verilmelidir.
Sebzelerde ise vegetasyon dönemleri dikkate alınarak l veya 2 defa verilebilir. Verilecek azotlu (N) gübrenin yarısı tercihen A.Sülfat halinde dikimden 15 gün sonra, II. Yarısı ise meyve bağlandıktan sonra, gövdeden 5-10 cm. yana atılarak toprağa hafifçe karıştırılır. Bostan (kavun,karpuz) tarımında verilecek azotlu (N) gübrenin yarısı ekim anında ocak sıralarının yanına uygulanmalı ve ekim yapılmalıdır. Azotlu (N) gübrenin II. yarısı ise çapadan önce ocakların etrafına serpilmeli veya sıraların yanına uygulanmalıdır.
 

FOSFORLU GÜBRELERİN VERİLME ZAMANLARI


Yurdumuz topraklarının bir kısmı asit karakterli diğer bir kısmı ise çoğunlukla kireçli olduklarından bu topraklara verilen fosforlu gübreler zamanla bitkilerin kolaylıkla yararlanamayacağı şekilde toprakta bağlanırlar. Bu nedenle fosforlu gübreler ekimden veya dikimden hemen önce veya ekim esnasında verilmeli ve toprağa mutlaka gömülmelidir.
Fosforlu gübreler ekimden çok önce veya bitki gelişmelerinin ileri döneminde tatbik edilecek olursa bu gübrelerden beklenen fayda tam olarak sağlanamaz.
Fosforlu gübreler, toprakta çok az hareket ederler. Fosfor kök gelişmesi için çok gereklidir. Verilen gübrenin büyük kısmı ilk 10 gün içinde l mm.lik alandaki bitki kökleri tarafından alınabilir. Gelişmenin ileri devrelerinde ise bitki kökleri 5 mm.lik alandaki fosfordan da yararlanabilir. Bu nedenle;
Tahıllarda fosforlu gübrelerin ekimden önce ya da ekim ile birlikte toprağa verilmesi gerekir.
Meyvelerde (özellikle yumuşak çekirdekli) yaprak döküm zamanı veya hasattan sonra bir defa da verilir.
Sebzelerde fosforlu gübrenin tamamı dikim sırasında kök derinliğine yani fide dikim karığının tabanına atılmalıdır.
Bağlarda susuz şartlarda fosfor azot ile birlikte en geç Ocak, Şubat aylarında kış hafriyatı ile pulluk altına verilmelidir. Sulu şartlarda azotun yarısı ile fosfor ve potasın tamamı kış hafriyatında pulluk altına verilmelidir.
 

POTASYUMLU GÜBRELERİN VERİLME ZAMANLARI


Potasyumlu gübrelerin kullanılma zamanlarının belirlenmesinde toprağın kil kapsamı ile kullanılacak gübrenin miktarı dikkate alınır. Eğer toprak kil kapsamınca zengin bir toprak ise potasyumlu gübreler ekimden önce verilir. Kil kapsamı düşük ise yıkanma tehlikesi olacağı için ekimden sonra verilmelidir. Potasyum ihtiyacı fazla ise; gübrenin bir kısmı ekim zamanında geriye kalan kısmı ise gelişmenin belirli bir döneminde uygulanır.
Yumuşak çekirdekli meyvelerde potasyum ihtiyacı çok fazladır. Bunun için yaprak dökümü döneminde veya hasattan sonra uygulanır.
Sebzelerde, yetişme süresi içinde birkaç defada verilir. Bu dönemler, dikimden önce çiçeklenme ve meyveler olgunlaşmaya başladığı zamanlardır. Bazı sebze çeşitlerinde dikim veya ekimden 2-3 hafta kadar önce fosforlu gübreler toprağa verilir.
Bağlarda ise kış devresinde verilir. Klora karşı hassas bitkilerde potasyum sülfat gübresi kullanılmalıdır.