MEVSİMLİK ÇİÇEK HASTALIK VE ZARARLILARI İLE MÜCADELE

1. MEVSİMLİK ÇİÇEK HASTALIKLARI

1.1. Bakteriyel Hastalıklar

1.1.1. BAKTERİYEL YAPRAK LEKESİ (Xanthomonas campestris)

1.1.1.1. Hastalık etmeninin Belirtileri ve genel özellikleri:
Xanthomonas campestris pv. bakteriyel hastalık etmeni olup, bir çok bakteriyel hastalıklar gibi, Xanthomonas campestris infeksiyon yapabilmesi ve hastalığı oluşturabilmesi için serin ve nemli hava koşullarına gereksinim duymaktadır. Hastalık belirtileri de özellikle üstten sulamanın yapıldığı alanlarda çok daha fazla yaygın olmaktadır. Su sıçramaları ile bakteriyel etmen bitkiden bitkiye oldukça ciddi boyutlarda yayılmaktadır. Bu yüzden hastalık ile mücadele de üstten sulama büyük önem arz etmektedir. Bakteriyel etmenler bitki dokusuna pasif yollardan yani bitkilerde açılan yaralardan ve doğal açıklıklardan giriş yapmaktadır. Bakterilerin direk enfeksiyon yapma kabiliyetleri de bulunmamaktadır.
Bakteriyel hastalığın ilk belirtileri, özellikle yaslı yapraklar üzerinde küçük ve suyla haşlanmış gibi lekeler seklindedir. Bu lekeler tipik olarak yaprak damarları ile sınırlanmakta ve açılı bir sekil almaktadır.
Hastalığın tipik belirtisi olan bu lekeler hızla siyah bir renge dönmektedir. Hastalık şiddetli olarak ortaya çıktığında, lekeler birleşir ve tüm yaprağı sarar ve çökertir. Daha yaslı yapraklarda lekeler kurur ve kağıdımsı bir yapı alır, fakat lekeler siyah rengini muhafaza eder. Lekeler nadir olarak yeni çıkmakta olan yapraklar üzerinde de görülebilir.
1.1.1.2. Mücadelesi

Kültürel mücadele

1. Dayanıklı kültivarlarin kullanımı.
2. Hastalıktan ari tohum ve fidelerin kullanımı.
3. Infekteli bitki artıkları yok edilmeli.
4. Konukçusu olan yabancıotlar ile mücadele edilmeli.
5. Seralarda ya da tarlada hastalan bitkiler uzaklastırılmalı.
6. Bitkiler mümkünse üstten sulanmamalıdır.

Kimyasal mücadele

Genel olarak bakırlı preparatlar hastalığın kontrolü için kullanılmaktadır, fakat bu da kesin çözüm yolu olmamaktadır. İlaçlama yapılacaksa enfeksiyondan önce yapılan ilaçlamalar daha iyi sonuç vermektedir
                                                                                                    1.1.1.3. Bakteriyel Yaprak Lekesi Görüntüleri

                                              

                                               


1.2. MANTARİ HASTALIKLAR

1.2.1. Fidelerde Çökerten-Solgunluk (Pythium Spp.-Rhizoctonia Spp –Fusarium Spp.)

1.2.1.1. Etmenin Tanımı ve Zarar Şekli
Toprak kökenli bir fungal etmen ve çok geniş konukçu dizisine sahip bir patojendir. Pythium' un en agresssif türlerinden biri ve birçok bitkide çökerten, kök ve gövde çürüklüğü ve meyve ve çim bitkilerinin yanıklığı hastalıklarına neden olmaktadır. Birçok tek yıllık bitki, süs bitlileri ve çimlerde ekonomik önemde hastalık yapmaktadır. Fungus nemli topraklarda canlı kaldığı ve en iyi şekilde geliştiği için su küflerinden biri olarak da anılır. Sıcak koşullar patojenin en sevdiği ortamlar olup, seralarda da büyük problemler oluşturmaktadır. Fungus dünyanın her yerinde özellikle sıcak bölgelerde ve seralarda görülmektedir. Fungus 27-34 C arasındaki sıcaklıkları ve nemli ortamları terçih eder. Konukçuları; şekerpancarı, biber, krizantem, kabakgiller, pamuk ve çim bitkileri sayılabilir. Özellikle dayanıklı olan üreme organı sayesinde nemli topraklarda uzun yıllar canlılıklarını koruyabilir. Patojen enfekteli bitki artıkları taşınarak ve serbest su bulduğunda zoosporları ile de hareket ederek yayılma gösterir.
1.2.1.2. Belirtileri:

Hastalanmış bitkilere özellikle alçak, drenajı bozuk alanlarda rastlamak mümkündür. Bu bitkilerin kök ve kökçüklerinde çürümeler görülür.

1.2.1.3. Kültürel Mücadele:

1. Hastalık ile bulaşık özellikle çoğalmada kullanılan sürgün ve tohumların hastalıktan ari ve sertifikalı olmasına dikkat edilmeli.
2. Hastalığın bulunduğu alanlarda toprak drenajına önem verilmeli ve tarlada su birikmesine müsaade edilmemeli.
3.Bitkiler sık dikilmeden kaçınılmalı ve havalanma iyi olacak şekilde dikimler yapılmalı.
4. Hastalık etmeninden korunmak için sanitasyon (temizlik) işlemlerine büyük önem verilmeli, temiz
saksı, alet, yetiştirme ortamları ve toprak kullanılmalı.
5. Hastalıklı bitki artıkları uzaklaştırılmalı ve imha edilmeli.
6. Bitkilerin yaralamaktan kaçınılmalı.
7. Sağlıklı bitkiler zayıf yetişen bitkilere göre enfeksiyonlara daha dayanıklıdır.

1.2.1.4. Kimyasal Mücadele:

Benomyl-cupravit-captan-bordo bulamacı kullanılır.

                                                                                                      1.2.1.5. Çökerten-Solgunluk resimleri

                                        

                                         


1.2.2. KÜLLEME (Sphaerotheca pannosa var. Rosae)
1.2.2.1. Etmenin Tanımı ve Zarar Şekli

Külleme hastalık etmenleri dünyanın bir çok yerinde tarla ve sera koşullarında görmek mümkündür. Etkilenen bitkilerin yaprakları tam büyüklüğe ulaşamaz. Külleme hastalığının enfeksiyonu ve hastalık belirtileri çoğunlukla 3-7 gün içerisinde görülür ve çok sayıda konidisporları kısa bir süre içerisinde oluşmaktadır. Hastalık etmeni için uygun koşullar sık bitki ve düşük ışık yoğunluğudur. Yüksek nisbi nem ise enfeksiyon ve sporların canlılığı için uygun, fakat infeksiyon %50' den düşük nisbi nem ortamlarında da olmaktadır. Enfeksiyon 20-30 °C sıcaklıklarda olabilir, gelişme için ortalama sıcaklık 25-30 °C arasındadır. Beyaz, tozlu fungal gelişme heriki yaprak yüzeyinde, yaprak sapı ve gövde üzerinde gelişir. Hastalık belirtileri ilk olarak taç yaprakları, gölgeli yapraklar ve yaprak alt yüzeylerinde gelişme gösterir. Sarı lekeler fungal gelişmenin olduğu yüzeyin arka tarafından görülmektedir. Yaşlı bitkiler ilk olarak etkilenir, enfekte olan yapraklar genellikle solar ve kururlar.

1.2.2.2. Kültürel Mücadele:

1. Dayanıklı çeşitler tercih edilmeli.
2. Hastalıklı biti artıkları sezon sonunda toplanmalı ve yok edilmeli.
3. Hastalıktan dolayı kurumuş sürgünlerin budanması ve imha edilmesi.
4.damlama sulama sistemi kullanılmalıdır.


1.2.2.3. Kimyasal Mücadele:


Mücadeleye koruyucu amacıyla ve rutin olarak 15-20 günde bir yapılmalıdır. Anvil-Dinit5-Hexzil-Topas-Benolex-kükürt –Benlate- Özyimil-Fundazol –Hekvistin –Bavistin isimli ilaçlar kullanılır.

                                                                                                                      1.2.2.4. Külleme Görüntüleri

                                              

                                              



1.2.3. ERKEN YANIKLIK HASTALIĞI (Alternaria solani)
1.2.3.1. Etmenin Tanımı ve Zarar Şekli

Alternaria solani fungusu tarafından neden olunan erken yanıklık hastalığı, tarlada ve seralarda risk oluşturmaktadır. Hastalık dünyanın bir çok yerinde ortaya çıkabilir ve bazen bitkilerin tüm yapraklarının dökülmesine neden olarak tahripkar bir hastalık olabilir. Erken yanıklık hastalığı ürünlerin tüm gelişme devresinde ortaya çıkmaktadır. Sıcak iklim kuşaklarında, özellikle bitkilerin sulandığı alanlarda esas problemler oluşmaktadır. Hastalık özellikle olgunlaşmakta ve besinsel olarak az beslenmiş olan bitkilerde daha şiddetli görülmektedir. Hastalık etmeni ürün artıkları, enfekteli yumru ve diğer solanaceos bitkilerinde varlığını sürdürebilir. Hastalık etmeninin sporları hava kökenli olup, hava akımları ile sağlıklı bitkilere taşınabilir. İdeal sıcaklık (20-30 °C) ve yüksek nem koşullarında da yaprakları enfekte ederler. %95 nisbi nem oranında da hastalık gelişimi en yüksek seviye çıkmaktadır.
Hastalık etmeninin sporları genellikle çiğ ve yağmurlu havalarda üretilir ve sporlar bitki artıkları ya da enfekteli bitkilerden hava akımları ile ayrılır.
Çimlenen sporlar direkt ya da yaralanmış dokulardan bitkileri enfekte eder ve tekrar tekrar yeni sporlar bu bölgelerde de üretilir. Erken yanıklık yaşlı dokularda, yaralanmış, yetersiz beslenmiş, böcek zararına uğramış ve diğer streslere maruz kalmış bitkilerde daha fazla görülmektedir.
Hastalık etmeninin başlangıç enfeksiyonları bitkilerin alt kısmındaki yaşlı yapraklarda en fazla görülür. İlk belirtiler küçük, (1-2 mm) koyu kahverengi ile siyah lekeler olarak ortaya çıkar. Lekeler zamanla genişler ve hedef tahtası görünümünde iç içe geçmiş konsantik halkalar şeklinde görülür. İlerleyen lekeler yaprak damarları ile sınırlanır ve açılı bir görünüm alır ve lekelerin etrafı genellikle dar klorotik bir hale ile çevrilir. Hastalık ilerlerken yapraklar sararır, kurur ve düşerler.
Kimyasal mücadelede bakırlı ilaçlar kullanılmalıdır.
                                                                                            1.2.3.2. Erken Yanıklık Hastalığı Görüntüleri

                                                 



1.2.4. Kurşuni Küf (Botrytis cinerea)

1.2.4.1. Etmenin Tanımı ve Zarar Şekli:
Botrytis cinerea Fr. fungal bir etmeni her yerde ve çok yaygın olarak bulunan polifag bir fungus olup, bir çok bitkiye saldırma ve koloni oluşturma yeteneğindedir. Bitkilere gelişmesi için ideal bir beslenme yeri oluşturan yaralı kısımlardan ve dokulardan giriş yapar. Konukçu bitkileri arasında domates ile ekim nöbetine giren veya domatesin yakın çevresinde yaygın biçimde yetiştirilen marul, salata, biber, patlıcan, çilek gibi bitkilerdir. Konidi, miselyum ve sclerot gibi değişik formlarda bitki artıkları üzerinde ve toprakta barınır. Yağmur, rüzgar ve örtü altında hava akımları yardımıyla yayılmaktadır. Hava neminin %95 lerde ve 17-23 °C sıcak olan havalar hastalığın gelişmesi için uygundur. Yaprak: Düzensiz ve koyu kahve ve siyah karışımı şeklinde belirtiler görülür, genelde meyve ve gövdede belirtisi daha yaygındır.
Bitkilerin ana ya da yan dallarında sert ve koyu kahverengi şeklinde küçük lekeler görülür ve zamanla leke tüm gövdeyi çevreler ve bitkinin üst aksamı ölmektedir. Hastalığın olduğu yerde zamanla kurşuni bir renkte fungusun spor tabakası görülür.

1.2.4.2. Kültürel Mücadele:

1. Seraların havalanmasına büyük önem verilmeli, sık dikimden kacınılmalı ve budama
yapılmalı.
2. Bitkileri yaralamaktan kaçınılmalı
3. Ölü yada infekteli bitki çiçek, yaprak ve meyveler üretim alanlarından uzaklaştırılmalı.
4. Dayanıklı çesitler her zaman tercih edilmelidir.

1.2.4.3. Kimyasal Mücadele:

Gövde üzerinde belirtiler görüldügünde bitkiler koruyucu fungisitler ile ilaçlanabilir.
Cupravit,imazalil ilaçları kullanılır.

                                                                                                                        1.2.4.4. Kurşuni Küf Görüntüleri

                                               

                                               



1.3. ZARARLILAR

1.3.1. MANTAR SİVRİSİNEĞİ(Fungus Gnat/Scarid Fly)


Bu küçük sinekler içeride yetiştirilen ağaçların etrafında uçarken görülebilirler. Bir sinek olarak sadece biraz rahatsızlık veriyor olsalar da larvaları bitkinin kök sisteminden beslenirler. Bu böcekler çok sulu ve genellikle yosunlu topraklara yerleşirler. Sinekleri böcek ilaçları veya ev sinekleri için kullanılan spreylerle öldürmek basit olsa da esas önemli olan bitkinin yerini ve toprağın su tahliyesini iyileştirmek ve de toprağı uzun süre ıslak tutmamaktır.
Kimyasal Mücedele: talstar-cpermethrin,bifenthrin ilaçları kullanılır. Larvalara karşı Bacillus thuringiensis var. israelensis bakterisi kullanılır. Azadirachtin böcek gelişim düzenleyici doğal ilaçlar .

 

                                                                                                                1.3.1.1. Mantar Sivrisineği Görüntüleri

                                                

                                                



1.3.2. Yaprak Biti (Macrosiphum Rosae)
1.3.2.1. Zarar Şekli

Afitler sokucu emici ağız yapısı ile hortumunu bitki dokusu içine sokarak özsuyu emer. Koloniler halinde sürgün tomurcuk, yapraklarda bazen de gövdede bulunur. Yoğun olduğu durumlarda gül tomurcuklarının normal gelişmesi duraksar, öz suyu emilen yapraklarda büzüşme, dönme, burkulma olur. zararı özellikle genç sürgün ve yapraklarda yapmaktadır. bitki gelişmesini engeller, meyve ve yapraklar deforme olur. yaprak,gövde ve hatta kökte gallere sebep olur.bir çok afit türü beslendikleri yerlerde yapışkan tatlı balımsı madde(fumajin) salgılar.bu madde bitkinin meyve ,dal ve yaprakların üzerine düşer.daha sonra buralarda kahverengi sisli mantar tabakası oluşur.

1.3.2.2. Biyolojik mücadele
Yaprak bitleri ile biyolojik mücadele doğal düşmanlarıyla yapılmaktadır.uğur böcekleri (Coleoptera :Coccinella semptempuntata) , Neuroptera: Chrysopidae, Diptera: Syriphidae , Diptera: Cecidomyiidae, (Aphidolete aphidimyza) afitlerle beslenirler.,eşek arıları yumurtalarını yeni doğmuş afit nimflerinin yanına koyar,çıkan arı larvaları afitlerin nimfleriyle beslenirler.

1.3.2.3. Kimyasal Mücadele :
Gül bitkisinin sürgün ve taze yaprakların alt yüzünde yaprak biti kolonileri görülmeye başladığı zaman ilaçlamaya geçilmelidir. ilaçlama her 20 günde bir tekrarlanmalıdır.Hektaş asefat-Kortan –Poligor-Metasytos-Hezudin-Basudin-Korumagor gibi insectisitler kullanılır.

                                                                                                                         1.3.2.4. Güllerde Yaprak Biti Görüntüleri

                                                                                       

                                                                                  



1.3.3. Yaprak Galeri Sineği (Liriomyza Spp.)
Ergin faaliyetleri bütün yıl sürer. Özellikle seralarda üretim sezonu boyunca zararlı olurlar. Yaprağın epidermisi arasına bırakılan yumurtalardan çıkan larvalar, yaprak epidermisini yiyerek beslenirler. Erginler de, beslenmek ve yumurta bırakmak için yapraklarda küçük yaralar açarlar. Larvaların beslenirken açtıkları galeriler, tüm yaprağı kaplayarak bitkinin fotosentez yapmasını engeller. Bu yapraklar daha sonra kuruyarak dökülür. Beslenemeyen bitki zayıflar, kurur ve önemli kayıpları oluşur.
Mücadele için seralarda ergin uçuşları izlenmeli ve yapraklarda tek tük galeriler görüldüğünde ilaçlamaya geçilmelidir.
Kimyasal mücadele:Trigard 75 WP 20 gr/100 lt su veya dekar Evisect S 50gr / 100 lt suya

 

 


                                                                                        1.3.3.1. Yaprak Galeri Sineği Görüntüleri

                                                    

                                                    



1.3.4. Beyaz Sinek (Bemisia Tabaci)
1.3.4.1. Zarar Şekli:

Ergin vücudu sarı renkli olup, beyaz renkli ve tek damarlı iki çift kanada sahiptir. Süs bitkilerin yaprak öz suyunu emerek zarar meydana getirir. Bitkide aldıkları sudan bulunan tatlı maddenin tümünü kullanamazlar, fazlasını dışarı salarlar ve üzerinde saprofit mantarlar gelişerek “Karaballığa” neden olurlar. Yılda 4-12 arasında döl verir. İç ve dış mekan süs bitkilerinde sık görülen bir zararlıdır. Ergin vücudu soluk sarı renkte olup, kanatlar üzerindeki beyaz mum tabakası nedeniyle genel olarak beyaz renkte görünür. Larvalar yaprağa yapışık olup şeffaf renktedir. Yaprakların alt yüzeyinde beslenirler. Yılda 9-10 döl verebilirler.
Larva ve erginler bitki öz suyunu emerek beslenirler, bitkinin zayıflamasına, yaprakların sararmasına, neden olurlar. Ayrıca beslenme sırasında tatlı ve yapışkan bir madde salgıladığından yapraklar üzerinde fumajin denen mantar gelişerek bitkinin görünümünü bozar ve pazar değerini düşürür. Bunun yanı sıra erginleri bazı virüs hastalıkları taşıyıcısıdır.
1.3.4.2. Mücadelesi:
Temiz üretim materyali kullanılmalı. Bitkinin yetiştirileceği alan yabancı otlardan temizlenmeli ve bitki artıklarından arındırılmalıdır.

                                                                                                                       1.3.4.3. Beyaz Sinek Görüntüleri

                                                

                                                



1.3.5. Tel Kurdu ( Agroites Spp.)
1.3.5.1. Zarar Şekli

Larvalar, bitkilerin toprakaltı kısımlarında ince kökleri ısırıp kopararak ve kalın kök veya yumrular içinde tüneller açarak beslenirler. Saman sarısı renkte, sert vücutlu ince uzun yapılı olan larvalar, ilkbahardan itibaren havaların ısınmasıyla toprak yüzeyine yaklaşarak konukçu bitkilerin köklerinde beslenmeye başlarlar. Mücadelesinde tohum ilaçlaması, fidelik ilaçlaması, tarlada toprak ilaçlaması ve ocak ilaçlaması yapılabilir. Bayer endosülfan,hektionex ,gaucho,promise, isimli ilaçlar kullanılır.

1.3.5.2. Tel Kurtları Görüntüleri

                                                                



1.3.6. NEMATODLAR

Konukçu bitkisinin kökünde meydana getirdikleri irili ufaklı urlarla kolayca tanınırlar. Beyazımsı renkte şişkin armut şeklindeki dişiler, bu urların içinde yaşarlar. Erkekleri ince uzun, iplik şeklindedir ve ergin olduktan sonra toprağa geçerler. Kök-ur nematodlarının boyları türlere göre değişmekle birlikte 0,4-1 mm arasındadır Kök-ur nematodları, hemen hemen bütün kültür bitkilerinde zarara neden olabilir. Kök-ur nematodlarının 30'a yakın türü ve 2000 den fazla konukçusu olduğu bilinmektedir. Nematodlar iğneleri vasıtasıyla sokup, bitki özsuyunu emerek zarar yaparlar. Köklerde ur, saçak ve küt kök oluşumuna neden olurlar. Bitki besin ve su alamaz. Ağır bulaşık bitkiler ölürler.
Yabancı otlardan köpek üzümü kök-ur nematodlarına konukçuluk yaparak bulaşık sahalarda enfeksiyon kaynağı oluşturmaktadır. Arız oldukları bitkinin köklerinde urlar meydana getirirler. Bu urlar, bitkinin öz su düzenini bozar ve kökün fonksiyonlarını engeller. Bitkide gelişme yavaşlar ve durur, bodurlaşma görülür.
Yapraklarda sararma, çiçek ve meyve silkmeleri görülür. Enfeksiyon ağır ise bitki tamamen kuruyabilir. Köklerdeki urların baklagil nodozitelerinden farkı daha açık renkli ve gayri muntazam şekilli oluşlarıdır. Dişiler jelatinimsi bir kese içine yumurtalarını depo eder ve ölür. Bir kese içinde 1500 adet yumurta bulunabilir. Toprak sıcaklığı 10ºC den aşağı ise gelişme olmaz. Nematod zararı 15ºC de başlar, 20-27ºC sıcaklıklar gelişme için uygundur. Bu nematodlar daha çok tropik ve subtropik bölgelerde zararlıdır. Yılda 3- 4 nesil verebilir. Gelişmeleri için uygun nem % 40-90 arasındadır.
1.3.6.1. Kültürel Önlem
Kök-ur nematodlarının konukçusu çok olması, sulanabilen alanlarda özellikle sebzelerin yetiştirilmesi, bazı yerlerde, yıl içinde birden fazla ürünün üretiminin yapılması nedeniyle kültürel önlemlerin uygulanması güç olmaktadır.
Bulaşık bitki köklerinin toplanıp yakılması
Ekim veya dikime hazırlık maksadıyla yapılan toprak işlemelerinin; sıcak ve kurak mevsimde toprağın birkaç defa alt üst edilmesi şeklinde yapılması, seralarda ise sıcak aylarda ve seranın boş olduğu zamanlarda 15 gün ara ile toprağın 30-40 cm derinlikte ve en az iki kez alt üst edilerek işlenmesi, mümkünse tarlanın nadasa bırakılması veya 3-4 yıllık bir münavebe uygulanması temiz toprak, temiz fide kullanılması, sulama sularının bulaşık sahalardan geçirilmemesi, ayrıca çeşitli yönleri ile ülke ve bölge koşullarına uygun ve dayanıklı çeşitlerin yetiştirilmesi önerilebilir.
Kök-ur nematodları iç karantinaya tabidir. Bu nedenle bulaşık üretim materyallerinin temiz bölgelere taşınmasına engel olunmalıdır.
1.3.6.2. İlaçlı Mücadele
Kimyasal mücadelede başarılı olmak için öncelikle kültürel önlemlerin alınması gerekir. Çünkü nematositlerle toprak ilaçlaması yüksek maliyet gerektiren bir çalışmadır. Ekimden 3 hafta önce veya ekim esnasında herhangi bir ruhsatlı nematod ilacı ile toprak ilaçlaması yapılabilir.
Kök-ur nematodlarının ilaçlama zamanının saptanmasında nematodun biyolojik dönemi, toprak karakteri, toprağın sıcaklığı ve nem durumu, uygulamada kullanılacak nematositlerin sistemik olup olmadıkları gibi etmenler dikkate alınmalıdır. Kök-ur nematodlarının II. dönem larvaları enfekte gücüne sahiptir. İlaçlama sırasında toprak sıcaklığı 10˚C nin üzerinde olmalıdır. Özellikle toprak sıcaklığının 15~C olduğu Mayıs-Haziran veya Eylül-Ekim ayları uygundur.
                                                                                                

                                                                                                                 1.3.6.3. Nematod Görüntüleri

                                                                                     



1.3.7. Danaburnu (grylotalpa gryllotalpa)
1.3.7.1. Zarar Şekli

Toprak altında yaşayan bazı böceklerle beslense de genellikle bitkilerin köklerinde ve yumrularında zarar yapar. Toprak altında galeri açarken rastladıkları çim ve fidanların köklerini keserler.zararlı ilkbaharda havaların ısınmasıyla birlikte faaliyete geçerler,temmuz sonuna kadar zararı devam eder.toprağın nemli ve kuru olmasına bağlı olarak galeri derinliği 10-30 cm değişebilir.kumlu-killi humuslu ve hafif topraklarda yaşar.

1.3.7.2. Kültürel Önlemler:
1-Küçük alanlar su altında bırakılıp nimf ve erginler troplanıp imha edilir.2-yine sonbaharda alana iki yumruk büyüklüğünde belli yerler at gübresi koyulur daha sonra ilkbaharda bu gübreler toplanıp gübre içindeki ergin ve nimfler imha edilir.3-zamanında toprak işlemesi yapılarak yuvalarının yıkılması.

1.3.7.3. Kimyasal Mücadele
Erken ilkbahardan ekim ayı sonuna kadar mücadele yapılmalıdır. Mücadelede Hektionex-Korsulfan-Bayer endosulfan-Folidol-Korthion-Dipterex kullanılır.

                                                                                                         1.3.7.4. Danaburnu Görüntleri


                                                              


1.3.8. Thripsler

1.3.8.1. Zarar Şekli

1 mm. kadar boyda ince kahverengi, saman sarısı veya grimsi renkte olan Thrips'in ağız parçaları çok kısadır. Bu nedenle kütikulin hemen altındaki hücreleri emerler. Boşalan hücrelere hava girer. Böylece yukarda belirtilen renksizleşme ortaya çıkar. Thrips tütünden başka daha birçok bitkilere saldırır. Thrips kışı çoğu halde ergin olarak geçirir. Saklandığı yerler bitki artıkları veya topraktır. İlkbaharda ergin dişi yumurtalarını teker teker genç yapraklara koyar. Yumurtalar 5-8 günde açılır. Larva 7-12 günde olgunlaşır. Pup toprak içinde olur ve 4-6 gün sonra ergin halde açılır. Böylece hayat devresini 16-26 gün içerisinde tamamlar. Yılda uygun dış şartlarda 5 döl kadar verir.

1.3.8.2. Mücadelesi:

Kimyasal mücadelede Orthene, Avid, Conserve, Diazinon, Sevin, Malathion, metasytox, hektaş asefat adlı ilaçlar kullanılır.

 

                                                                                                       1.3.8.3. Thripsler Görüntüleri

                                            



1.3.9. Kırmızı Örümcekler-Akarlar (Tetranychus Urticae)
1.3.9.1. Zarar Şekli

Kırmızı örümcekler yazın en sıcak ve özellikle uzun yağmursuz kuru periyotlarda görülür. Bulundukları ağaçlarda yaprakların bitki özsuyunu emerek zararlı olurlar. Yaprakların alt yüzüne ördükleri ağlar arasına bırakılan yumurtalardan gelişen kırmızı örümcekler bitkinin özsuyunu emerler. Yapraklar nokta nokta boyanmış, sarı,gümüşi veya bronz renk alır,tomurcuk üzerine,yapraklar arasına yaprak yüzeyine ağ örer.yapraklar kahverengileşir kurur ve düşer. Emgi yerlerinde suyu emilen noktalar ölür. Bunun sonucunda yapraklarda önce beyaz, sonra sarı kahverengi lekeler meydana gelir. Daha sonra bu lekeler birleşerek yaprağın, kıvrılıp, kuruyup dökülmesine, dolayısıyla önemli derecede zarara neden olurlar. Ayrıca bazı hastalıkları taşıyarak da zararlı olurlar.
1.3.9.2. Doğal düşmanları
Bir çok avcı akar ve böcekler zararlı akarların yumurta ve diğer dönemlerine saldırarak çoğu defa onları zararsız durumda bırakabilmektedir. Atractotomus mali (Het.:Miridae ), Orius spp. (Het.:Anthocoridae) ve Stethorus punctillum (Col.:Coccinellidae) önemli doğal düşmanlar olarak bulunmaktadır. Kimyasal MücadeleYaprakların altları incelenerek zararlı görülür görülmez ilaçlama yapılmalı, geç kalmamaya özellikle dikkat edilmelidir. Hava sıcaklığına bağlı olarak haziran ayından itibaren zararlı görülebilir. Yaprak altlarının iyice ilaçlanmasına özen gösterilmelidir.Kükürt-Meteor-Torpedo-Avirmec-Aniverse kullanılır.


                                                                                                          1.3.9.3. Kırmızı Örümcekler-Akarlar

                                                      



1.3.10. Kabuklu Bitler (Parthenolecanium Spp.)
1.3.10.1. Zarar Şekli

Tüm bitkilerde zarar yaparlar. İnce uzun hortumlarını üzerinde yaşadığı bitki dokusunu derinlerine sokarlar ve öz suyunu emerler. Salgıladıkları tatlı madde ile fumajin mantarlarının hızla çoğalmasına neden olurlar. Zarar gören bitkiler 3-4 yıl içinde tamamen kururlar. Bitkilerde durgunluk, bodurlaşır, yapraklar ufalır sürgün tomurcuk miktarı azalır kalite bozulur.
1.3.10.2. Kimyasal Mücadele :
Zararlı saptandığında mücadeleye başlanır. Hektaş asefat-Kortan-Mavrik-Sevin-supracide-suprakor kullanılır.
                                                                                                

                                                                                                      1.3.10.3. Kabuklu Bit Görüntüleri

                                                                            

                  

1.3.11. Kabuklu Salyangoz –Sümüklü Böcek (Helix Aspersa-Agriolimax Reticulatus)
1.3.11.1. Zarar Şekli

Çiğneyici törpileyici ağız yapısı olduğundan dolayı bitkilerde yaprak ve çiçeklerde hatta genç bitkilerde gövde de zarara yapar. Bunlar geceleyin zararlı olur. Bulutlu, sisli, kapalı ve yağmurlu havalardan hoşlanır ve beslenirler. Sıcak ve parlak havalarda toprak altına bitki altlarında girinti ve çıkıntı yerlerde geçirirler. Gizlenirler, gizlendiği veya gezindikleri yerleri tespit için salgıladıkları parlak gümüş renkte Salgı bırakırlar. Küçük türleri çoğu kez bahçelerde süs bitkilerini sararak kurumasına sebebiyet verirler.
1.3.11.2. Mücadelesi
Mücadelede salyangoz ve sümüklü böceklerin gizlendiği tahta, taş,gizli dehlizler ,ağaç gövdeleri ,otların altı,sarmaşık araları ve yabani ot alanlarında barınırlar ,buralara traplar konulması,elle toplanması.özellikle hassas bitkilerde bakır bariyerler kurarak engeller yapılması.ayrıca kimyasal yemler hazırlanması.alanın akşam sulanması ile nemlenip cezbeci ortam sağlaması ardından zehirli yemler alana konulması.
1.3.11.3. Kimyasal Mücadele:
Metaldehit’ le zehirli yemler hazırlanıp alana konulması Metadex-Salyangosit-Mollusit Kullanılır.

                                                                                           1.3.11.4. Salyangoz ve Sümüklü Böcekler

                                                       



1.4. VİRÜSLER


İnsan zihninin algılayamayacağı kadar küçük olan virüsler ancak elektron mikroskobunda görülebilmektedirler. Virüslerin bulaşma yolları
Tohum, Fide, fidan ve aşı materyalleri, Böcekler, Nematodlar
El işçiliği :Tütün, domates, biber gibi kültür bitkilerinde uygulanan koltuk alma, kırım, boğaz doldurma, ve sulama gibi genel işlemler esnasında temas yoluyla hastalıklı bitkilerden bitki özsuyu ile bulaşan virüs partikülleri, kullanılan aletler veya insan eli ile sağlıklı bitkilere taşınabilmektedir. Bu bakımdan işletmelerde çalışmalar sırasında kullanılan aletlerin sık sık dezenfektan madde ile temizlenmesi, virüs şüphesi olan bitkilerin en kısa sürede tarla veya seradan dikkatlice sökülerek imha edilmelidir. • Virüsle bulaşık bitkilerde tutunup beslenen küsküt bitkisi buradan sağlam bitkilere de kol atıp, hasta ve sağlam bitkiler arasında köprü kurarak virüsü sağlam bitkilere taşımaktadır
Mücadele: Virüslerle kimyasal bir mücadele yoktur.
1.4.1. Camgüzeli Nekrotik Leke Virüsü

Pratik olarak uygulamalarda aşağıdaki ilaçlar kullanılabilir
Birçok hastalık ve zararlıları aynı anda kontrol altında tutabilmek için hastalıklara karşı Pomarsol+Carbendazol, Captan+Benlate, Previcur birer hafta arayla uygulanır.
Zararlılara karşı ise lennate (thrips+yaprak biti+tırtıl),DDVP (kırmızı örümcek+yaprak biti+tel kurtları+Evisect (yaprak galeri sineği) on gün arayla uygulanır.