SOĞANLI VE YUMRULU BİTKİ HASTALIK VE ZARARLILARI İLE MÜCADELE

HASTALIK VE ZARARLILAR

          


Bahçe veya balkonlarda, zevk için az sayıda yetiştirildiğinde çok fazla hastalık ve zararlı sorun olmazken çok sayıda bitkinin bir arada yetiştirildiği tarla ve bahçelerde çok daha dikkatli olunması gerekmektedir. Hastalık ve zararlılarla mücadelede birinci koşul, bitkiyi hastalanmaktan korumak ve bu amaçla gerekli ortamı hazırlamaktır. İkinci olarak da bitkilerin sık sık kontrol edilmesi ve bu şekilde yaprak, gövde ve çiçeklerde meydana gelebilecek herhangi bir değişikliğin erken fark edilmesi hastalık ve zararlılarla mücadele açısından çok önemlidir. Hastalıklara sebep olan etmenler; fungal, bakteriyel ve viral kaynaklıdır. Virüsler genellikle yaprak bitleri tarafından bitkiden bitkiye taşınır. Bu yüzden koruyucu insektisit kullanmak ya da yaprak biti gibi zararlılar ile onları görür görmez mücadele etmek, başarılı bir hastalıkla mücadele ve zararlı kontrolü açısından çok önemlidir. Genel olarak çiçek soğanlarının hastalık ve zararlılardan koruma için alınması gerekli olan kültürel önlemler aşağıdaki gibidir;

Lale üretimi ve bakımı esnasında aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:

1. Lale üretilecek tarlanın toprağı üretime başlamadan önce Toprak Analiz Laboratuarlarında analiz edilmelidir. İhtiyaca göre gübreleme programı uygulanmalıdır.
2. Lale üretilecek yerin iklim şartları (sıcaklık, ışık, nem, rüzgar…) hakkında detaylı bilgi sahibi olunmalıdır.
3. Verimi yüksek ve kaliteli ürün elde edebilmek için üretilecek lale bitkisi türünün özellikleri hakkında detaylı bilgi sahibi olmak.

4. Lale soğanlarının dikiminden önce tarla toprağı tekniğine uygun olarak sürülmeli, toprak keseksiz ve tesviyesi düzgün yapılmalıdır.
5. Dikimi yapılacak lale soğanları sağlıklı, hastalık ve zararlılardan ari olmalıdır.
6. Sulama faaliyeti toprak yapısına göre değişmekle birlikte seyrek, fakat bol su ile yapılmalıdır. Her sulamada m2 ye 30 - 45 litre su gelecek şekilde yapılmalıdır.

7. Yağmurlama sulama sistemi kullanılan lale üretim alanlarında toprağın 30-45 litrelik suyu alabilmesi için sulama sisteminin en az 30-40 dakikalık bir zaman periyodun da çalışması gerekir.

8. Sulama esnasında su damlacıklarının yapraklar ve sap üzerinde birikmemesine özen gösterilmelidir. Zira böyle yerler fungal (mantari) hastalıklara ait sporların kolaylıkla çimlenip yaygınlaşmasına en elverişli ortam olmaktadır.Ayrıca güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde bu su damlacıkları mercek görevi göreceğinden bitki yapraklarında yanmalara neden olur.

9. Sulamalardan sonra meydana gelebilecek fazla nemen kaynaklanan Mantari (Fungal) hastalıklardan korunmak için, Güneşli havalarda sulamalar öğleden önceki saatlerde yapılmalıdır.

10. Lale üretim bölgelerinde hastalık ve zararlılardan korunmak için münavebeli ekim sistemi uygulanmalı, lale dikilmiş bir tarlaya 5 yıldan önce tekrar lale soğanı dikilmemelidir.


Hastalık Ve Zararlılara Karşı Mücadele Yöntemleri


Kültürel Önlemler

Bitkileri hastalıklardan korumak, tedavi etmekten çok daha kolaydır. Bu nedenle üretim alanında aşağıda sıralanan kültürel önlemler mutlaka alınmalı, böylece yetiştirilecek bitkilerin hastalık ve zararlılara karşı daha dayanıklı olmaları sağlanmalıdır.
1. Bir bitki birkaç yıl üst üste aynı alanda üretilirse, topraktaki makro ve mikro elementlerin azalması sonucu bitkilerde fizyolojik zayıflıklar ortaya çıkar. Bundan dolayı çeşitli hastalık ve zararlılara karşı da son derece hassaslaşarak önemli ölçüde zarara uğrarlar. Bu durumda yapılacak en iyi iş; aynı alanda yetiştirilecek bitki türünü her sene veya iki senede bir değiştirmek suretiyle münavebe sistemi uygulamaktır. Ancak münavebeye girmeden önce o yerdeki hastalık etmenleri ve zararlı türler iyi bilinmelidir.
2. Üretimde kullanılacak olan soğanı, materyalinin tamamen sağlıklı olduğu bilinen yerlerden alınmalı ve zamanında tarlaya dikilmelidir.
3. Soğan dikim zamanı, dikim derinliği tekniğine uygun ve zamanında yapılmalıdır.
4. Toprak işlemesi, gübreleme ve sulamalar zamanında yeterli miktarda yapılmalıdır. Aşırı sulamadan kaçınılmalıdır.
5. Yabancı otlarla mücadele düzenli şekilde yapılmalıdır.
6. Çiçek koparma, zamanında tekniğine uygun şekilde yapılmalıdır.
7. Soğanlar havadar yer ve depolarda şartlara uygun şekilde muhafaza edilmelidir.
8. Bitkilerin yetiştirildiği yerde iyi bir hava sirkülâsyonu olmalıdır.
9. Bitkilerde ilk defa görülen hastalıklı yaprak, sap, soğan veya çiçek gibi kısımlar hemen toplanıp imha edilmelidir.
10. Bir çok yabancı otun çiftlik gübresiyle taşındığını düşünülürse çiftlik gübresinin iyice yanmış olmasına dikkat edilmelidir.
11. Üretimde kullanılacak soğan tamamen sağlıklı olduğu bilinen yerlerden alınmalıdır. Nemotat zararlısı bulunan yerlerden üretim veya başka amaçlarla kesinlikle soğan alınmamalıdır.
Kültürel önlemlere rağmen ortaya çıkacak sorunları daha az zararla atlatabilmek için fiziksel birtakım önlemlerin alınmasında zorunluluk vardır. Soğanlar kurutulmalı, depoya konmadan önce sıcak hava ile dezenfekte edilmeli ve dış zarları temizlenmelidir

VİRÜSLÜ LALELER

Virüslü Laleler

Virüslü Laleler
 

Virüslü Laleler

                            

 

İLAÇLAMA

Kesekli toprak yapısı ve su birikintileri hastalıklara yataklık yapacağından tesviyesi düzgün bir arazi istenir.

Profesyonel bir yetiştiricilik için mutlaka soğan ilaçlaması yapılmalıdır. (Fungisit)

Fusarium oxysporum (kök çürüklüğü) en önemli soğan hastalığıdır. Dikimden önce toprağın ve soğanların dezenfeksiyonu çok önemlidir. Eğer soğanlar daha önce sebze yetiştiriciliği yapılan yerlere dikilecekse, soğanların dezenfeksiyonu daha da önemli olmaktadır.
Soğanların çoğaltılması amacıyla yapılan yaralanmalarda kullanılan aletlerin ve yaralanan soğanların dezenfeksiyonu önemlidir. Bu amaçla benomyl ve captanlı fungusitler kullanılır.
 Kimyasal (İlaçlı) Mücadele
Zararlı ve hastalıkların önlenmesinde başvurulacak en son çare ilaçlı mücadeledir. Bunun için aşağıda belirtilen ön bilgilere ihtiyaç vardır.
A) İlaçların Hazırlanması
Tarla, sera ve evlerde kullanılan ilaçlar piyasada üç şekilde bulunur.
1. Toz ilaçlar
Bunlar piyasadan alındığı şekilde çeşitli tip körüklerle bitki üzerine atılan ilaçlardır.
2. Islanabilen toz (WP) ilaçlar

Toz ilaçlara nazaran daha fazla etkili madde ihtiva ettiklerinden belirli miktarları su ile karıştırıldıktan sonra kullanılan ilaçlardır. Bunun için ilacın herhangi bir hastalık veya zararlıya tavsiye edilen dozu küçük bir kabın içerisinde bir miktar su ile iyice karıştırılarak bulamaç haline getirilir. Bu bulamaç daha önceden ölçülendirilmiş miktardaki ana suya dökülerek karıştırılır. Eğer ilaç doğrudan ana suya boşaltılarak karıştırılırsa mayide birtakım çözülmeyen ilaç topakları oluşabilir ve ilaçlamada istenen etkinin alınamadığı görülür.
3. Sıvı ilaçlar
Tavsiye edilen doz doğrudan doğruya ana su içerisine dökülerek karıştırılabilirler.

B) İlaçlama Tekniği
Usulüne göre hazırlanmış olan ilacın gerçek etkisi ancak tekniğe uygun şekilde kullanılması ile ortaya çıkar. Bunun için aşağıdaki öneriler dikkatle yerine getirilmelidir.
• İlaçlamaya başlamadan önce ilaç ambalajı üzerindeki bilgiler dikkatle okunmalıdır.
• İlaç karışımı ilaçlamadan hemen önce hazırlanmalı ve bekletilmeden sarf edilmelidir. Ertesi güne bırakılan karışımın etkisi düşer.
• Islanabilen toz (WP) ve sıvı ilaçların atılmasında sırt pülverizatörü, atomizör veya tazyikli motorlu pülverizatörler kullanılmalı ve bitkinin her tarafının ilaç ile kaplanmasına dikkat edilmelidir.
• Rüzgârlı havalarda ilaçlama zorunluluğu duyulursa ilaçlama sırasında rüzgârın arkadan gelecek şekilde olmasına özen gösterilmelidir.
• Süs bitkileri genellikle hassas bitkiler olduğundan hazırlanan ilaç önce birkaç bitkide denenmeli, yan etkisinin olmadığı görüldükten sonra uygulama genişletilmelidir.
• İlaçlı mücadelede kullanılan aletlerin ilacı küçük zerreciklerle bitkiye püskürtmeleri sağlanmalıdır.

Mücadelenin Etkinliğini Yönlendiren Faktörler
Hastalık ve zararlılara karşı uygulanacak mücadelenin etkin olabilmesi için dikkat edilecek hususları şu şekilde sıralamak mümkündür;
• Hastalıklı bitkiler ve yabancı otlar ayıklanmalı, yakılarak imha edilmelidir.
• Herhangi bir zararlı ortada yokken gelişi güzel ilaçlama yapılmamalıdır, özellikle ihtiyaçtan fazla kullanılan organik fosforlu ilaçların çiçek gözlerinin açılmasına mani olduğu unutulmamalıdır.
• Ucuz, etkili ve doğal dengeyi bozmayacak ilaçların seçimine özen gösterilmelidir.
• Herhangi bir hastalık veya zararlıya karşı daima aynı ilaç değil, tavsiye listesinde olan ilaçlar sık sık değiştirilerek kullanılmalıdır.
• İlaçlar tavsiye edilen dozlarda kullanılmalı, kesinlikle fazlalaştırma yoluna gidilmemelidir.
• İlaçlama tekniğe uygun şekilde ve en iyi aletlerle yapılmalıdır.
• Fungal (mantari) hastalıklara karşı kullanılan ilaçların (Sistemik fungisitler hariç) sadece koruyucu etkiye sahip oldukları (tedavi edici değil) unutulmamalıdır.
• Hangi bitki olursa olsun hasada yakın dönemlerde kesinlikle ilaçlama yapılmamalıdır.
 

Lâle (Tulipa spp.) nin Hastalık Ve Zararlıları

1. Lale Mozayık Hastalığı
Bir virüs hastalığıdır. Yapraklarda soluk yeşil veya sarı - yeşil renkte boyuna çizgiler halinde kendini gösterir. Çiçek saplarını dejenere eder, bitki cılız kalır. Hastalık bulaşık soğanlarla yayılabildiği gibi, bitkilerde çeşitli nedenlerle meydana gelen yaralardan girmek suretiyle bitkiden bitkiye geçer. En belli başlı taşıyıcısı Macrosiphum soianofoiii isimli yaprak bitidir.
Mücadelesi: Bulaşık bitkiler derhal imha edilmeli, vejetasyon süresince yaprak bitleri ile ilaçlı mücadele yapılmalıdır. Bunun için % 0.1 oranında Organik fosforlu ilaçlardan veya Pirimor, Croneton gibi özel afisitlerden biri kullanılabilir. Hastalığın yayılmaması için çiçek koparma sırasında kullanılan bıçaklar % 70'lik alkol içerisine bandırılmalıdır.
2. Lale Mozayık Virusu (Tulipa virus-1)
Çiçek taç yapraklarında kırmızı, koyu kırmızı, menekşe veya pembe renkte lekelerin oluşması ile kendini belli eder. Enfekteli çiçeklerin piyasa değeri düşüktür. Myzodes persicae ve Macrosiphum gel isimli yaprak bitleri veya soğanlarla yayılır.
Mücadelesi: Enfekteli bitkiler imha edilmeli, sağlıklı soğan kullanılmalıdır. Yaprak bitleriyle mücadele için organik fosforlu bir ilaç kullanılmak suretiyle mücadele yapılmalıdır.
3. Fusarium Solgunluğu (Fusarium oxysporurn Schl.)

Zambaktaki "Fusarium Solgunluğu" kısmına bakınız.
Mücadelesi: Üretim alanında 4 - 5 senelik münavebe uygulanmalı ve sağlıklı soğan kullanılmalıdır. Dikimden önce 100 'litre suya 2 litre formaldehit konarak hazırlanmış mahlutle toprak dezenfeksiyonu yapılmalı ve soğanlar da 1000 litre suya 1 litre formaldehit konarak hazırlanmış mahlule 1 - 8 saat süre bandırılarak dikilmelidir.
4. Botrytis Yanıklığı (Botrytis tulipae Lind.)
Fungal bir hastalıktır. Soğan, sap, yaprak ve çiçeklerde zarar yapabilir. Soğanlarda önceleri soluk sarı veya sarımsı kahverenginde yuvarlak, bazen de şekilsiz iskelerin oluşmasıyla kendini belli eden hastalık zamanla küf tabakası haline dönüşerek soğanın çürümesine kadar ilerler. Bulaşık soğanların bitkileri zayıf ve yaprak aralarındaki mesafeler de kısadır.
Mücadelesi: Üretim alanında 4 - 5 yıllık münavebe uygulanmalı, toprak zamanında ve tekniğe uygun şekilde işlenmelidir. Hasat sırasında soğanların yaralanmamalarına dikkat edilmeli, bulaşık olanlar yakılarak imha edilmelidir. Dikimden önce toprağa tek taraflı olarak yalnız azotlu gübre verilmemeli, dekara 35 kg süperfosfat ve 15 - 20 kg da potasyumlu gübre verilmelidir.
5. Soğan - Sak Nematodu (Ditylenchus dipsaci Filip.)
Bitkinin soğan, sap ve yapraklarında zarar yapar. Bitki hücrelerine stomalardan giren nematodlar faaliyetleri sonucu bitkinin kısa kalmasına ve kalınlaşmasına yol açarlar. Ayrıca böyle bitkilerde çok sayıda yan dalların teşekkül ettiği de görülür.
Mücadelesi: Ekim alanında altı yıllık münavebe uygulanmalı, bulaşık bitkiler imha edilmelidir. Soğanlara termoterapi uygulaması yapılmalıdır. Bunun için soğanlar önce bir hafta süre ile 29.5 - 30 °C sıcaklıktaki bir depoda tutulmalı daha sonra içine % 0.5 oranında formaldehit katılmış 43.3 °C lik suda 240 dakika süre ile tutulmalıdır.
6. Soğan Akan (Rhizoglyphus echinopus Fum. et Rob.)
Soğanlarda fiziksel yaralar açarak ve onların özsularını emerek zarar yaparlar. Emgi yerleri pas renginde lekeler halini alır. Bu yerler aynı zamanda soğanlara birçok mantari ve bakteriyel hastalıkların kolayca bulaşmasına zemin hazırlar. Enfekteli bitkiler yavaş gelişir ve cılız kalırlar.
Mücadelesi: Ekim alanında üç yıllık münavebe uygulanmalı, sağlıklı soğan kullanılmalıdır. Bunun için soğanlar depoya konmadan önce m3 e 100 gram kükürt hesabıyla ve bu kükürdün yakılması ile elde edilecek gaza tutulmak suretiyle dezenfekte edilmelidir. Bulaşık soğan ve bitkiler ise yakılarak imha edilmelidir.
 

 Kaynak:Yrd.doç Şevket ALP